Rabia Bayraktar

Denizde Şarkı

Ben hep böyleyim işte köpüklü dalgalar
Şiir yazmak için gelip size bakarım
Güzelliğinizden iyiliğinizden bahsederim
Rüyalarıma da girersiniz benim

Ama bana hiçbir parçanız bir gün
“Güzel kız merhaba” bile demediniz
Günler günü sahilinizde duran bu kızın
Hatırını bir defa olsun sormadınız

Sizin aklınız mı var sanki
Köpük köpük kendinizi taşlara vuruyorsunuz
İnsan kardeşlerim sizi sevdikçe
Siz neden öyle kuduruyorsunuz

Bakın ben niçin geldim bana baksanız ya
Ben balıkçı değilim balıklarınızı çalmam
Ben gemici değilim sizi çiğneyip geçmem
Ben yüzücü değilim kollarımla sizi döğmem
Ben fırtına değilim sizi sallayıp üzmem
Ben iyi kalpli şair bir kızım
Yirmi beş yıldır sizin dostunuzum.


Şairin Biyografisi [Rabia Bayraktar (1929 – 1957)]
“25 yıl önce Ankara’da doğdum. Ankara Atatürk Kız İlkokulu’ndan mezunum. Başka okumadım, kendimi yetiştirmeye çalıştım. Şiir ve hikâye yazmaya küçükken başladım. Ankara, İzmir, Aydın gazetelerinde hikâyelerim ve bazı dergilerde şiirlerim çıktı. Bir de roman hazırlığım var. İzmir Sabah Postası gazetesi tefrika edecek. Sanata olan aşkım, kocam ve çocuklarımdan üstündür. 15 yaşımda evlendim. Üç çocuk annesiyim. İki arzum var: Çocuklarımı iyi yetiştirmek ve tanınmış bir sanatçı olmak. Bunun için çalışıyorum.”

(19 Temmuz 1957 tarihli mektubundan alınan bilgilere göre) Yirmi altıncı yılında da kendini öldürmüş Rabia Bayraktar.

İktibas Kartı

▼

Çöle Bakmalar Şamanı, İsmail Kılıçarslan

Çöle Bakmalar Şamanı

bu şiir arda arel’in olsun

Allah’a inandılar ve
terk ettiler beni.
çöle birisi baksın
diye kaldım ben de
gittiler merv üzre
şakıldayan yıldırımlar gibi
binerek dorularına
pastırma almadılar yanlarına
kıl çadır kurmadılar
yağma tutup murat bilmediler
dağda korugan etmediler
düze siper kazmadılar amma
yine de değişti huyları
bildim ben
beş vakitten bildim
susuz aşsız günden bildim
hayvan boğazladılar
İbrahim’i anarak baktılar
sarı gecenin yıldızlarına
ondan bildim.

Allah’a inandılar ve
terk ettiler beni.
çöle birisi baksın
diye kaldım ben de
yatugan koyup dizime
gök tengrinin
görklü evlatlarına yine de
kıldım dua,
başkasını bilmem
başkasına varmaz dilim
atamdan öğrendim ki
oğuza dua duala
çaşıta ola lanet
albızı al alası
oğuz gökte kalası.

Allah’a inandılar ve
terk ettiler beni.
çöle birisi baksın
diye kaldım ben de
yaşım yaşladım
gayrısı kıştır mevsimin
yaylak yayan yapıldak değil
eğnim terler soğuktan
ellerime hohlarım kara gecede
ellerimle kazandıydım
kazandığımı
gayrı kocadım demek
gayrı dişim kesmez oldu
gözüm görmez.

Allah’a inandılar ve
terk ettiler beni.
çöle birisi baksın
diye kaldım ben de
bir ejderha görende
şol nefesin salanda
oğuldan uşaktan ayrı
anadan atadan ayrı
çadırdan bozkırdan ayrı
kılkopuzum elimde
boynumda bir çeng
cenk ederim ölümle
ve yenilirim ona elbet
bilirim yenilmenin
bin türlüsünü.

(Kitap İsmi: Ortaçağ Meslekler Atlası)