aşınma
Hevsel’den doğru baktım sana
derinliği en iyi kuş bilir
mırıldana mırıldana yarattım bu dili
aşındırdım, sustum sonra
üzüm salkımdım, saçıldım
yüzeydeydim, gezentiydim
çoktum bulunduğumda
üzüldün mü sen olmuşlara olmamışlara
beni hiç tamamlama
kanadını aç, kal anda
yokmuş kadardım
hiçten çok hepten azdım
sen havalandığında
burayakadarmıştaydım
cahil bir taydım ben de bir vakitler
sevdiğim şairler jest bilmez
poz vermezdi mahcuptu gözleri
boşlukla susandılar
içe konuşan ilkelmiştiler
fark etmemiştim daha bunları
ağız bir sen’e konuşurken
göz kulağa el ayağa
konuşmaktaymış da
yazı bedenle bedene yazılanmış
sesime dokunabilirsin uğultuymuştum ormanda
iç çekiş, kendinden geçiş
tıss cadı dilinde
nazarotu civanperçemi sarıkantaron
denizden gelen şaplak
deli kahkaha
sert kaya sivri kaya yoz kaya
utandın mı sen söylediklerimden
vazgeçip söylemediklerimden
su zambağı su sümbülü mavi süsen.
(Kitap İsmi: Plasenta)
plasenta I
Bir plasenta huzursuzluğu
insan kendini büyük bir iştahla yiyebilir
iç orada başlıyor, dilyoksesvar karanlıkta
khora… böğ böğğ böğğ-ürküler ormanı
babasız gezerken koruda kurtlaşabilir kız mesela
hayata doğruluk
amniyon sıvısı akmasa öyle aşk içinde
anneiçineçekbeni uluması her çocuk
etteki tırnak, derininde kan arzuSU
dil, sınırına gelip dayandığında
tekrar et beni aynı ve başka
ke-ke- keke- keleyerek
cezadır hayat
ya da terk et
güneş ve bahar gider yine gelir
güneşşş vee baharrr giderr yinee gelirrr
güneşşş veee baharrr
ㅤㅤㅤㅤㅤgiderrr yinee gelirrr
daha hızlı düşünür ten ısındıkça
tütün çiğnemiş, elma dişlemişliğimi düşlüyorDUR O
midem ekşiyor, aramızda kordonsuzbağkorkusu
sarkastik, ironik, organik
bir şiir teorisi kursam diyorum
bu inandırabilir dünyaya sizi belki
ben inanmam
korkmuyorlarsa delirtmişlerDİR
yüzeydeki tanımsız cisimİM
yenibirşey yok dedikleri kubbealtında
sende ve senle yinelenen tekilliğim
hem tekim, yanılsaması biricikliğin
hemmm tekimmm, yanılsammassıı biricikliğinnn
hemmm
hemm
cami avlusuna bırakmıştTIRlar bir ceylan
plasenta uykusu, kan arzusu, beden kalkışması
yutmaya hazır kim bilir neleri
onlardır, ötekine açılmışlar
sabuklarken sen er kişi BUNuyla
ben sayıklayan mevsimdönümü
bir ağıtkapanı dünya
kapatılmış, kuşatılmış
kurtuluşsuzların en şeysi…DİR
kalmayalım burada
burada beklediğin YOK!
(Kitap İsmi: Plasenta)
ses bedenden
Tersten başlıyorum yazmaya
göğeriyor çelik konstrüksiyonlar
demir filizleri yardımlıyor
gelip giriyorsun içeri
bu nem, toprağın suyunu emen ayaklarımdan
ben değildim, rahmimdi, çağırdı seni
saçaklanma burada yaşanamaz
karbon salınımlı gökler, yüksekler
uçmak yok, düşmek için
dağ içeridedir, yanlış bakış delirtir
ritmi bozma diyor DIŞSES, hizalan
raplayıp rahatlayamıyorum
aritmik, atonal, yolunuzdan
geçip gideceğim, geç’miş olacağım
kar başlamadan git sen de susayaçları donmadan
delilik bu diyeceğin şeyler yapacağım birazdan
psikanalizi paranteze al bir kereliğine
lapsusuma takılma, kekemeliğimde durma
biliyorum çelişiyorum kendimle
çözüldüğünde buzlar Evine gitmeyebilir
hayvanlarımla yakınlaşabilirsin
EV neresi diye sorma, geçersiz bir soru bu artık
çıkılan merdiven, yükselen duvar
göğe erme arzusu çatılar, dikey varışlar
bir ayağım sende benim, dönüyorum
sana doğruyum, dikine yorgun
verev sürülmeli tarlalar
DIŞSESE hem deriz: kimyamız tuttu, elektriğimiz iyi
akıl dışına çıkınca zaman yok
yetişmek, telaş yok
bak aynaya
boynuzların baş vermiş, alnın çatlayacak
iç içe geçene dek ONLARımız bekleyebilirim
kar havzası, güzel uyku
öncesinde çok kan akacak
olsun!
(Kitap İsmi: Plasenta)
Dilin Ölümü
Dil ölürse ne koyarız yerine
Su gibi içmek istediklerimizi önce
Yaklaşmayı ve uzaklaşmayı
Alkışın kargışın;övgünün sövgünün yerine.
Ölürse dil bizden önce
Eski kentler gibi utangaç bir içtenlikle
Başka bir şey olma fırsatı elinde
Yaşayan bir ‘nesne fikri’ koyarız yerine.
Ölmesin derken ölürse dil elimizde
Birbirimizin katili
Kollarız arkamızı uçurum önlerinde
Utanmazsak ağlarız da
Birbirimizin yüzüne.
Karanlıkta göz yanılması
Doluydu yeryüzü
Gece ağacının böcekleri söndü
Sabah dil öldü
Boşaldı pörsümüş yüzü.
(Kitap İsmi: Dil Mağarası)
Şairin Biyografisi (Asuman Susam)
Asuman Susam, 1968 yılında İzmir’de doğmuştur. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olmuş ve aynı üniversitenin İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema anabilim dalında “Toplumsal Bellek ve Belgesel Sinema” üzerine yüksek lisans yapmıştır. İlk şiiri 1989 yılında Milliyet Sanat Dergisi’nde yayımlanmıştır. “Bir Unutuş Olsun” adlı ilk kitabı 1995 yılında basılmıştır. Çeşitli mecralarda şiir, makale, inceleme ve sinema yazıları kaleme alan şair, yaşamına İzmir’de devam etmektedir.
Eserleri:
1995, Bir Unutuş Olsun
2001, İhtimal Ki Aşk
2008, Susunca Sen
2010, Yangın Yıllarından Nida’ya Ahmet Telli Şiiri (İnceleme)
2012, Dil Mağarası
2015, Kemik İnadı
2015, Toplumsal Bellek ve Belgesel Sinema (İnceleme)
2018, Plasenta
2021, Açıklığa Doğru
2023, Geç’mişim
2024, Gülten (Biyografi)
