Kaçak Meta
İrfan ağacı aklın ağacıydı.
İşte bu yüzdendir onun tadının
bizi Aden’den sürmesi. O meyve
kurutulup da incecik bir toza öğütülmek içindi
her defasında bir çimdik kullanılsın diye, bir çeşni misali.
Tanrı muhtemelen planlamıştı bize bilahare bahsetmeyi
bu yeni zevkten.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤBizlerse tıka basa doldurduk ağızlarımızı onunla,
tıkındık lakinlerle ve şayetlerle ve nasıllarla ve yeniden
lakinlerle, daha iyisini bilmeksizin.
Zehirlidir o külliyetli miktarlarda; dumanlar
girdap gibi döndü başımızda ve etrafımızda
çeliğe dönüşen kesif bir bulut teşkil etmek üzere,
bir duvar bizimle, Cennet’in ta kendisi olan Tanrı arasında.
Hâşâ Tanrı akıldışı olduğundan filan değil – lakin aklın
böylesi ifratı bir istibdattı
ve hapsetti bizi kendi hudutlarına, cilalı bir hücre
kendi çehrelerimizi aksettiren. Tanrı yaşar
o aynanın diğer tarafında,
lakin o engelin yere tam
değmediği yarıktan, muvaffak olur hâlâ
içeriye sızmaya – süzülmüş bir nur gibi,
ateş kıymıkları gibi, işitilen bir musiki tınısı gibi
sonra yitip giden, sonra yeniden işitilen.
Mütercim: Özgür Bağlıyalnız
Contraband
The tree of knowledge was the tree of reason.
That’s why the taste of it
drove us from Eden. That fruit
was meant to be dried and milled to a fine powder
for use a pinch at a time, a condiment.
God had probably planned to tell us later
about this new pleasure.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤWe stuffed our mouths full of it,
gorged on but and if and how and again
but, knowing no better.
It’s toxic in large quantities; fumes
swirled in our heads and around us
to form a dense cloud that hardened to steel,
a wall between us and God, Who was Paradise.
Not that God is unreasonable – but reason
in such excess was tyranny
and locked us into its own limits, a polished cell
reflecting our own faces. God lives
on the other side of that mirror,
but through the slit where the barrier doesn’t
quite touch ground, manages still
to squeeze in – as filtered light,
splinters of fire, a strain of music heard
then lost, then heard again.
Denise Levertov (1923- 1997)
(from “Evening Train“, 1992)
