Doğu Ekspresi’ni dinlemek için tıklayınız:
Tekli Adı: Doğu Ekspresi
Neşir Tarihi: 13.06.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Arthur Rimbaud
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:
[ŞİİR, Rimbaud]
Küçük, pembe, mavi yastıklı kompartımanda
Yola çıkacağız bu kış.
Çılgın öpücükler yuvarlanacak her yanda
İkimiz rahat, başıboş…
Akşamın gölgeleri sarkınca pencereden
O kurtların yüzünü,
Ve o kara şeytanları görmemek için, sen
Yumacaksın gözünü.
[BENT]
Beyaz bir uyku gibi çökerken şehre akşam
Rayların ninnisiyle başlar başka bir yaşam
Çekilir peronlardan el sallayan gölgeler
Şimdi seninle baş başa, ne gam var ne de keder
Buğulu camlarımız mühürler dışarıyı
İçerde saklı kalsın ömrün en tatlı zamanı
Dışarda tipi, boran, o kurtların şarkısı
Burada kadife ten ve çayın sıcaklığı…
Telgraf direkleri kaçışır birer birer
Karanlık ormanlara ay ışığı, kar girer
Sen başını yaslarsın o pembe yastığına
Ben dalarım yüzünün o eşsiz ışığına
Bir vagon ki, dünyadan koparılmış bir ada
Sanki bizden başkası kalmamış bu rüyada
Ne bilet soran vardır ne kapıyı tıklayan
Sadece tekerlekler, zamanı sayıklayan
Gözlerin kapanırken mahmur bir kedi gibi
Düşer omuzlarına saçların, ipek gibi
Tam dalacakken uykunun en tatlı yerine
Bir sıcaklık dokunur ürperen tenine
Sanma ki bir örümcek ya da serseri sinek
Gezinir gerdanında bir gidip bir gelerek
Bu benim dudaklarım çizerken haritasını
Bozar senin o mağrur ve sessiz rüyanı
“Yapma” dersin naz ile boynunu bükerekten
Ama hoşnuttur gönlün bu tatlı engerekten
Aratır durur sana o görünmez böceği
Kaybederiz seninle mantığı ve gerçeği
Nefesim alev olur, yakar ince belini
Tutarım hiç bırakmam, o kıvranan elini
Dudaklarım inerken, o yasak vadilere
Karışır iniltimiz, o rayın seslerine
Gece, kara bir çarşaf, örterken ovaları
Biz geçeriz meçhulden, o ıssız yuvaları
Uzakta bir köy evi, yanar sönük bir ışık
Kim bilir hangi dertle, hangi kederle garip
Aldırma sen onlara, dön yine kuytumuza
Sarılalım sımsıkı şu anki uykumuza
Burası Nuh’un gemisi, tufan kopsa ne yazar
Dışarda ecel gezse, bize değmez o nazar
İstasyonlar geçelim, durmak yasaktır bize
Varsın hiç varmayalım o beklenen denize
Bu tren böyle gitsin sonsuzluğun ucuna
Bırakalım kendimizi rayların avucuna
Ne saat kalsın artık ne takvim ne de hüzün
Tek mevsim kış olsun hep, tek manzara da yüzün
Küçük, pembe yastıkta zaman donup kalmalı
Bu yolculuk, dünyada son nefesim olmalı
