Bu blog (kvlrap.wordpress.com) ve e-posta (mahallendekifanzin@gmail.com) haricinde internetin hiçbir platformunda panayırında çarşısında pazarında yokuz. Bilhassa Spotify, YouTube, Apple Music, Deezer ve Twitter’da hesabımız yok. Bizim adımıza bu hesapları açıp rozet alan kişi hakkında lâzım gelen iş yapılacaktır. Söz konusu hesaplarla hiçbir münasebetimiz yoktur. Aynı şekilde Twitter’da bizim adımıza açılan çok takipçili hesapla da hiçbir alakamız yoktur. Bizim adımızla yapılan bu yılışıklığa pay vermeyiniz. Mamulü değil de imalatçıyı, dolayısıyla da müşteriyi mal yerine koyan bu kimselere itibar etmeyiniz. Yaptığımız işleri bir yerlere yükleyerek bu işler üzerinden para kazanan parazitlerin ve ortamlarda bizmişiz gibi davranan müptezellerin tümünün canı cehenneme!
Dilimizde tüy bitti. O tüyü de buraya diktik.
Otobüsün sıkışmışlığında ümitsizce e-postamı kontrol edip aynı gün etkileşim almaktan ziyadesiyle mesudum..
Yaşıyorsunuz. Hamdolsun yaşıyorsunuz…
Abilerim, bunca zaman yoktunuz neredeydiniz ? Lütfen soluklanın anlatın neler olup bitti. Bizler sizi çok özledik. Sizi bulmaya çalıştım çok yaklaştım bulamadım. Nerdesiniz ey güzel öz olmayan ama öz be öz hissettiğim abilerim.
selam sabah yok mu abiler.. her şey yolundadır umarım, merakta kaldık epeyce. baytemur’u ilk sergisinde daraltmak fikrindeydik az daha…
cehaletimi bağışlayın, baytemur diye bahsettiğiniz kişi kimdir acaba?
estağfurullah o nasıl söz. kvl’nin son albümünün kapağını ve defterini hazırlayan kişiden bahsediyordum. erdem baytemur. 29 kasım 6 aralık tarihleri arasında sergisi vardı. ne yazık ki süre çok kısıtlıydı, programımı ayarlamadığımdan gidemedim.. /=
burada olduğunuzu görmek çok güzel abilerim. özlettiniz vallahi kendinizi.
Sizi tanıyalı çok olmadı, keşke çok olsaydı.
beyler, en azından youtube’da resmi hesabınız olsun lütfen. para kazanmayı kapatırsınız rhatsız oluyorsanız. ama başkları sizin yaptıklarınızla para kazanıyor.
sizleri özledik, hasretle bekliyoruz bu sırada da yazılarınızı hatmediyoruz
ben sizden yanayım saygım, hatrınız kadardır.
Allah’a emanet abiler.
spotify da çalışmaların durması taraftarıyım. sürekli açıp dinliyorum, geçmişi yad ediyorum. bunu bari elimizden almayın. sevgiler..
İndirmek çok mu zor?
“Ortalık oldukça sessizdi, çünkü bizim Ernie piyano çalıyordu. Herifin piyanoya oturması bile, Tanrı aşkına, kutsal bir şeydi sanki. Yani, hiç kimse onun kadar iyi çalamazdı. Piyanonun önünde kocaman lanet bir ayna vardı, Ernie’nin suratına da iri bir spot lamba çevirmişlerdi, böylece o piyano çalarken suratını seyredebiliyordunuz, parmaklarını değil ama; o kocaman moruk suratını yalnızca. Yemin ederim, ben bir piyanist ya da aktör filan olsaydım ve bu sersemler de benim olağanüstü biri olduğumu düşünselerdi, bu durumdan nefret ederdim. Beni alkışlamalarını bile istemezdim. Ben piyanist olsaydım, gider bir kenefe kapanır, öyle çalardım.”
kiliseler ve liseler takipçileri, kiliseler ve liseleri oldu olası hiç anlamadılar. bu yüzden atılan e-postalarınızı hâlâ iğrenerek okuyacaklar. “bir cenaze evinin ağırlığıyla susmak”tır bize düşen. bu saatten sonra. selâmetle.
bir hançerin paslanırken çıkardığı gürültü..
Cemaat olmaya çalışıyoruz hacım.
Haklısın hatta doğrusun ama seviyoruz. bu yolda yalnızlaşıyoruz. Maalesef anlayacak kadar basiretli de olamadık. İddia da etmedik. Biz anlamaya çalışma samimiyeti gösterenlerin ta kendileriyiz. İsminde emin olamadığım bir yunan filozofu hocasıyla hemhâl olmak için hocasıyla muhabbet edebilmek için onun peşinden ayrılmazmış. Hocasından dayak, küfür ve daha fazlasını yermiş. Kovalanırmış. Hocası kimseyi yanında istemezmiş. Bizde burada o filozoflar oluyoruz. Bekliyoruz. Tiksinerek de okusalar, küfrederek de savuştursalar öyle olucak. Biz bu abilerin olağanüstü bir şey yaptıkları için seviyor değiliz. Yanlış anlama sana karşı taarruz etmiyorum. Sadece biz, bizi tanımadıkları hâlde bizi tanıyan bu abilere vefa borcu hissediyoruz. Biz sadece bilâbedel seven, nefret eden bu abilerle gönül bağı kurduk.
Celladına aşık olan kimse olarak düşünme hacım. Zira burada alışveriş yok. Bol bol keder, öç ve kopuş var. Biz değerli olmak istemiyoruz. Değiliz de. Her şeyin farkındayız. Farketme idrakında yardımcı olan bu abiler ve her okuduğumu okumadığım yerden vuran bu abiler. Velhasılı kelam: Asr ziyandadır. İnsansa zindandadır. İyi ki varlar. Kal sağlıcakla.
Selamun Aleyküm.Lütfen bir şeyler üretin.Müzik olur, yazı olur,ne olursa olur.Bize kendinizden izler bırakın.
ulan siz nerelerdesiniz
Enlil ile Ninlil’i tekrar yayınlayacak mısınız ağabeyler?
içinizde ve kalbinizde bilmelisiniz ki sizi cehennem gibi özledik
Bugün,Hakan Günday’ın imza gününde ona önerilerimizi yazmamız için önüne koyulan kağıda Kiliseler ve Liseler yazdım
Batın’ın verdiği korku ve de tedirginliği
zahirin yanıltıcı gerçekliği ile yatıştırıyorum.
İçimde anlayamadığım bir özlemle savaşıyorum.
Fazla kaybolmadan ilerleyin.
İzinizi kaybetmekten korkuyorum.
İki Ramazan geçti abiler, neredesiniz? Daha kaç Ramazan hasretle geçecek? Bir araya gelecektik, toplanacaktık. Bugünlerde çok ihtiyacımız var sizlere. İki yanı haset dolu seçimler yapmak zorunda kalıyoruz.