ŞARKI LİSTESİ:
01- İkinci Uslu
02- Elini Ver
03- Nenni
04- Gürültü
05- Hakikaten Sevgilim
06- Yaşamak Savaşmaktır
07- Yağmur Sanılı Yorum
08- Hatırat
Sanatçı: Kiliseler ve Liseler
Albüm: gice
Sene: 2025
Söz Yazarı: Ersin A.
Altyapı: Ersin A., telitses (Yaşamak Savaşmaktır), Tony Mahoney (Yağmur Sanılı Yorum)
Miksaj & Mastering: İsmail Eren ÇETİNKAYA, Ersin A.
Grafik Tasarım: Özgür BAĞLIYALNIZ
kvlrap.com / kiliselerveliseler.blog
youtube.com/@kvlrap
İKİNCİ USLU
Albüm Adı: gice
Albüm Yılı: 2025
Söz Yazarı: Ersin A.
Altyapı: Ersin A.
Miksaj & Mastering: Ersin A., İsmail Eren ÇETİNKAYA
Sözler:
Güzel kumaşlar içinde daha cesurdur insanlar
Sen boş bir odada kıpırdamadan dururken
Ya da yaprakların dansını kaçmasınlar deyü
Uslu bir sesle balkonundan izlerken
Aklığın bir kez daha yaratılması sende
Cennetliyim sende, Allahlıyım sende
Gecenin peşine takılışını, sabahın sesine koşmasını
Bir ben bilirim, bir de rüzgâra binen ayaklarım
Bir akşam gezintisiydi hatırlarım
Bir ormanın yurt edindiği o çiçekçi arabasını
Ruhunun böylesi bir eminlik aramasını
Bir şiirime denk gelip de beni dilemesini
Nasıl durabilirdi dünya, nasıl durabilirdim
Milyarlarca alakanın bu kusursuz dizilişini
Ne durdurabilirdi, ne susturabilirdi davetini
Bence bu yer ona veda edişimi anlamazdı
Bir bilet almalı dedim kendime bir bilet
Beni zaten bulunduğum yere götürecek bir bilet
Kuşlar tellere konmuş, fıskiyeler açılmış
Bu dünya ütüsüz bulutlarla döşenmiş
Bir bilet entrika değil
Bir bilet konformist değil
Bir bilet tesadüf değil
Bir bilet ve sade bir bilet
Bir gemi, bir tiren değil
Bir sergi, bir tiyatro değil
Bir bilet, bir konser değil
Bir bilet, mesafe değil
Devletsiz evlendik
Parmakta iplerle
Bizim agoramız yok sevgilim
Yuvamız dağlarda
Tuttuğum eli bildim
Söndürdüğün yeri
İbrahimliğimi kutluyorum ben bu yaşamı güle döndürdüğünden beri
Gebe kalmaya gelir kelebekler dudaklarına
Ecel atları suya durmuş sunaklarına
Gece bakmak yıldızların salıncaklarına
Sonra sallamak seni yârim onlarla beraber
Neyi unuttumsa hatırladım senle
Yürüdüm adımlarım incitmeden kaldırımları
Bir kapıyı açtım bir tutam saçı kenarı tarar gibi
İstemeden sevdim başımı kaldırınca gökyüzünü
Bir şarkıya başlar gibi
Ağzı sıkı yağışlar gibi
İnsan denen bu yarayı
Öpüşler sarışlar gibi
Bir halkı bağışlar gibi
Tohum ve güneşin
Değirmen ve buğdayın işine karışmak gibi
Bir göğüste taşınmak gibi
Umudu alkışlar gibi
Merhametle çalışmak gibi
Sonsuza kavuşmak gibi
Seni düşünmek yârim
Sen dans ederken savrulan saçlarınla
Beyaz bir yılkı olup da
Yarışmak gibi
Göğe uzattığımda bir çiçeği koparır gibi bir bulutu
Koparacağını sandığım bu ellerim şaşırırsa
Bir albatrosun peşine takılan sesim gün gelir de karışırsa
İnsan seslerine ve düşüncelerine vura çarpa gezinen sakar göğsüm
Yağmurlu bir gün ıslanmamaya çalışırsa
O ki bir an bile olsa ateş ile barışırsam
İçimdeki karanlığı çağırırsam
Bil ki acemisiyim kendimin
Ve yüreğim bir yeni doğmuş geyiğin toprakta sendelemesidir
Seni üzersem bir gün
Bakışlarını ve rüyanı dağıtırsam
Bir bebeğe sütü
Ateşe külü
İnsana insan olmaklığını
Hatırlatan yüreğinle
Kendini uzat
Beni de yanına yatır
Etime mavi alevden buzlarını batır
Bu bahir
Yaşamak bildiğim
Bu kahır
Nasıl dağlanır daha başka
O vakit orada
Ateş iki el
Baykuş gece
Göğsüm başın ister
Beni bana duyduğun aşktan
Daha çok sev
Çünkü tanrıdan geldiğine inandığım
Bir tek senin sesin var
Bir tek senin sesin var
Bir tek senin sesin var
Bir tek senin sesin var
ELİNİ VER
Albüm Adı: gice
Albüm Yılı: 2025
Söz Yazarı: Ersin A.
Altyapı: Ersin A.
Miksaj & Mastering: Ersin A., İsmail Eren ÇETİNKAYA
Sözler:
Sevgilim elini ver
Öpecek değilim
Götüreceğim onu
Yeni bir dünyayı işleyen ellerin arasına
Dikeceğim saçlarınla çağımızın yarasını
Karaysa alnımız gün gün bulanacak alnımızın karasına
Ak isek, pir û pak isek, yâr-ı gâr isek
Bu dünya da gönenir, bir hülyadır yaşanır, bugün yarın buluşur
Çocukla çavdar, yumrukla kavga, sevdayla sevda
Zira her şey hak edilir, yoksulluk da zulüm de
Şu dağların doruklarında görkemli bir hüzün de
Varılmaz ki öyle hemen umuda kolayca
Bin yıldır tasarlıyorum elini köşemde
Yaptığımızı yapmaya devam edeceğiz
Sen âmâlar için kitaplar okuyacaksın
Hastalarına iyi gelecek, şifalar sunacaksın
Doğu vilayetlerinde gözleri bir başka bakan
Gözleri bir başka kara çocukların yüreklerine
Gökyüzünde sınır olmadığını dokuyacaksın
Elindeki kavanoza mürekkep balıklarının
Gözyaşlarını tane tane toplayacaksın
Taziye evlerinde dahi manzaralar bulup
Hürriyeti özlemle öpeceksin
Devleti değilse de, insanı olmasa da
İstiklâlini harp ederek elde etmiş bu ülkeyi
Dağını, taşını ve insanlığını seveceğiz
Birbirimizden alacağız, kendimizden vereceğiz
Emin de olacağız, şüphe de duyacağız
Nasıl ki şüpheci Thomas’ın
Kesin bu şüphesi dağılsın diye
İzah etmişse İsa, öyle izah edeceğiz
Gecenin bilinen ve bilinmeyen isimlerini
Yaptığımızı yapmaya devam edeceğiz
Kimsesiz tepelere çıkacağız, orada
Nazarımız olana asıl şeklini vereceğiz
Bir çam ağacını pelerinli bir adama benzeteceğim ben
Ağacın önündeki taşın bir kurbağa olduğunu ilan edeceksin ki
Rüzgâr durur mu? O da bir ipe dönüşüverecek kendiliğinden
Sonra da kavgalar edeceğiz, döneceğiz deliye
Pelerinli adam mı kurbağayı
Yoksa kurbağa mı pelerinli adamı gezdiriyor diye
Ve yanımızda getirdiğimiz iki fidanı dikip
İşleyeceğiz bu dünyayı ellerimizle
Ardından hangimizin daha yalnız olduğuna dair iddiaya girip
Yanıtı şiirlere soracağız
İkimiz de mağlup olacağız
Bu yüzden galip geleceğiz
NENNİ
Albüm Adı: gice
Albüm Yılı: 2025
Söz Yazarı: Ersin A.
Altyapı: Ersin A.
Miksaj & Mastering: Ersin A., İsmail Eren ÇETİNKAYA
Sözler:
NAKARAT
Uyu uyu uyu uyu
Nefes al
Kanadın öpsün suyu
Baksın gece
Tatsın seni
Uyu uyu uyu uyu
Uyu uyu uyu uyu
Nefes ver
Sanatın yağsın yere
Şaşsın bulut
Doysun nebat
Uyu uyu uyu uyu
1. BENT
Gece sessiz
Yıldızlar dikkatli
Geçeceksin dedim ey gök
Yağmurunu ve öfkesini
Başka bir vakte nakletti
Beceriksiz kalbimden başka
Gürültü eden tek kişi yok
Neşelensin gözlerim
Menevişler serpsin defterime
Usulca doğruldum, dirseğimin üzerinde yükseldi kolum
Avucuma yerleşti yüzüm, kesildi soluk
Bir piyanonun beyaz ömrüdür kokun
Bu yaratılışa tanıklık etmek, bozulan ezbere yaşam
Gözlerim niye varsa ben de işte tam da bu yüzden varım
Bir kedinin pencere önünden dışarıyı izleyişi mi bu
Bir ketumun sırrını gizleyişi midir
Bir denizin yağmuru özleyişi mi ki
Bir kaptanın karayı gözleyişi mi
Tohumla toprağın sözlenişi mi
Anladım yanan bir mumun etrafında
Kelebeğin dönüşünü, gitmeyişini
Vardın gözüme
Annenin gözüne ilk kez nasıl vardıysan
Gördüm seni ben
Babanın gönlüyle gözüyle seni ilk kez gördüğü gibi
NAKARAT
Uyu uyu uyu uyu
Nefes al
Kanadın öpsün suyu
Baksın gece
Tatsın seni
Uyu uyu uyu uyu
Uyu uyu uyu uyu
Nefes ver
Sanatın yağsın yere
Şaşsın bulut
Doysun nebat
Uyu uyu uyu uyu
KÖPRÜ
Ah kalbim. Göğsümün sonsuz mabedi
Ah kalbim. Göğsümün sonsuz mavisi
Ah kalbim. Göğsümün sonsuz mazisi
Ah kalbim. Göğsümün sonsuz sahibi
2. BENT
Çocukluğunu düşündüm, o dupduru yalnızlığını
Umuda, kedere, korkuya, öfkeye, sevgiye nasıl vardığını
Göğsümü düşündüm, orada da böyle
Kızıl ipekten saçlarının altında huzurla uyuyabilmen için ne yapmam gerektiğini
Kavgalarımızı düşündüm, kırgınlık ve gücenişlerimizi
Gerçek ve hayallerimizin gerçekliğini, bütün işlerimizi
Düşlerimiz bir beyaz karanfil uzattı yücelişlerimize
Burnunu yutasım geldi, şükür dedim dünya budur
Bana be herif deyişini düşündüm Edip’ten bahsedişini
Bana gülüşünü, bana ağlayışını, yanaklarımda dans edişini
Sırtıma alı al moru mor resimler bahşedişini
Ki Caravaggio ve Artemisia’nın şaşmasını
Kıl benim yüreğimi
Yazdan sıcak
Ve çelikten daha sağlam
Yaşamak için delirmek ya da velirmek
Gerekir diyordum
Delilik ve velilikten başkasını bana sağla
Beni kanla
Beni doğur
Beni erit
Beni dağla
Kuma dönüşsün
Adını haykırdığımda duymazsa beni dağlar
NAKARAT
Uyu uyu uyu uyu
Nefes al
Kanadın öpsün suyu
Baksın gece
Tatsın seni
Uyu uyu uyu uyu
Uyu uyu uyu uyu
Nefes ver
Sanatın yağsın yere
Şaşsın bulut
Doysun nebat
Uyu uyu uyu uyu
KAPANIŞ
Bir şair, yazar, rapçi, mühendis ya da müstakbel avukat değilim
Önünde, yerden kendiliğinden biten ortancalar gibi yükselen kitaplarının arasında
Yatağının karşısındaki
Duvar dibinde oturan ve
Seni seyreden
Bir bahtiyarlığım ben
Göğsün inip kalkarken çaldığın ezginin üzerine
Bunları yazdım
Uykuda olsan dahi ben daha öpmeden anlayacaksın
Ve ben bunu bildiğim için
Omzundan öpecek ve uyandıracağım gülüşünü
Gün doğdu ve ben güpgüzel dinlendim, diyeceğim sana
Uyu
Uyu
Uyu
Uyu uyu uyu uyu
GÜRÜLTÜ
Albüm Adı: gice
Albüm Yılı: 2025
Söz Yazarı: Ersin A.
Altyapı: Ersin A.
Miksaj & Mastering: Ersin A., İsmail Eren ÇETİNKAYA
Sözler:
1. BENT
Yataklar kustu beni
Dünya tuz ve közdü bana
Talan, kan ve kuzdu töre
Tatmadım o kâbustan
Bir şehre girmedim hiç
Kan bağlarımda tuhaftım
Sınıflarda garip
Yürüdüm kalburüstü
Böyle ayrı düşmek bana mı mahsustu
Bilinmeyen bir dil, görülmemiş telaffuzdum
Yıkılınca hakkımdaki cümle tasavvurlar
Bitmiyordu teessüfler, tutulmuştu Moğolistan
Ben çıkınca bu fanustan, delirdi tüm mahpuslar
De ki yıldım ve yandım ama kaçmadım bu taarruzdan
15’imde komünisttim farkım yoktu bir kansızdan
16’ımda vatan haini ve körkütük Allah’sızdım
Masalarında tokmak, meyus sırtlarında cübbe deyü
Kendini kurttan kuştan mesul
Ve hâkim sanan bu deyyuslar için
Dağıttığım pus, sataştığım töz, gülüşüm
Kırdığım putlar ve baltam muhakkak kusursuzdu
NAKARAT
Yerleşemememin gürültüsüydü bütün yaşamım
(Yaşamım yaşamım yaşamım yaşamım)
Bir nefes oldum yurdunda sevgilim
(sevgilim sevgilim sevgilim sevgilim) ben
2. BENT
Okumayı ilk sen sök dedi annem, o kurdeleyi sen tak
Ağlamıştım, istemiyordum arkadaşlarımı geçmek
Cima ile doğmaz bebekler demiştim yediydi yaşım
Gülmüştü cami hocası, cümle arkadaşım
Sonunda insan olanı biteni kabullenir ve
Bir başka kabullenişe doğru hızla yol alır
Yalnızlığın bir yasası varsa şudur diyor Sartre
Kimse yaşamının doğrulanmasını bir başkasının sırtına komasın
Yaşamıma baston bellemedim kimseyi
Yaşadığımı itiraf ediyorum, dedi Neruda
Çük kadardım Neruda’yı dinleyip
Hep genç kalacağını söyleyen Sabahattin Ali’yi
Doldurduğunda belleğim
Nasıl gidiyor, diye soranlara
Yaşamaya devam ediyorum diye cevap verdim hep
Yazdım, çizdim, okudum, durdum
Kandım, sildim, konuşup sustum
Bir tepeye çıktım, baktım
Haşyet ve hayretler içinde koşuyordum
Sınırı görmeden yol alanlara atılan bir oka çarptım
Düştüm, kalktım
Ve hem düşerken hem kalkarken gürültü ettim
NAKARAT
Yerleşemememin gürültüsüydü bütün yaşamım
(Yaşamım yaşamım yaşamım yaşamım)
Bir nefes oldum yurdunda sevgilim
(sevgilim sevgilim sevgilim sevgilim) ben
3. BENT
Durduk ve izledik iyi anlamayanlar arasında
Yargılar, yangınlar, talanlar ortasında
Kaçalım dedik sonrasında
Artvin’de bir dağ bulduk
Haiti’de bir deniz
Bizi bilmesinler diye
Aşkları için bir şey yapmayan o zavallıları gördüm
Doğru diyenin el ve ayaklarından yalanlarını duydum
Üstelik bunlara da gerek yoktu sevgilim
Adres sormak için bir nalbura girince
Şaşırdım kaldım
Ne orası ne burası ne de arasıydı yerim
Çağrılmayan Yakup, Bay Ç., Hikmet Benol dedim
Ya sen de uydurmaya çalışsaydın gövdemi elindeki libasa
Ya da sussaydın ne ederdim ben
İsimlendirmen olarak çalıştım ve doydum
Simlerin ve alkışların arasından kaçtım
Siyah gömleğimi giydim ve göğsümü açtım
Sevgilim, sana sessiz ve güzel görünmek için
NAKARAT
Yerleşemememin gürültüsüydü bütün yaşamım
(Yaşamım yaşamım yaşamım yaşamım)
Bir nefes oldum yurdunda sevgilim
(sevgilim sevgilim sevgilim sevgilim) ben
HAKİKATEN SEVGİLİM
Albüm Adı: gice
Albüm Yılı: 2025
Söz Yazarı: Ersin A.
Altyapı: Ersin A., CatoMella
Miksaj & Mastering: Ersin A., İsmail Eren ÇETİNKAYA
Sözler:
1. BENT
Hakikaten sevgilim
Ahmakça bir dünya görmen
Her şeyin yolunda olduğunun ilk kanıtı
Soyunsam diye düşündüm de
Affedişin zımparaladığı
Derimi etimden söyle kim ayırır
İnsan durur, oturur
Peki ya bir balık?
Bir bulut gördüğünde
Sen karar vereceksin, hadi bakalım
Ne zaman yüzmez, deriz
Öldüğünde mi
Gözlerimi kim açar benim sevgilim kim kapatır
Kılıcın keskin tarafını aynaya tutmak
Bir resim yapmak kara gözlerle
Kara bir geyiğin göğsüne dair
Dönse ya dünya, görse bu ahvali
Bir ses olduğum olsa
Sönse canavarlarım
Yeri geliyor yeryüzündeki tüm acılar biniyor omuzlarıma
Yeri geliyor kendiminkileri taşıdığımı dahi unutuyorum ben
2. BENT
Aşk demişler baş köşelerine komuşlar
Sonra bu az demişler yanına her şeyleri komuşlar
Beklentilerin, arzuların, para ve korkuların
Parfümlerin, sahnelerin arasında yok etmişler
Susmalarını, kaçmalarını, gururlarını dizmişler
Sevmenin şımarığı, sevilmenin sarhoşluğu
Sonra da var ettikleri bu manzarayı beğenmeyip yakmışlar
Kendilerine ne ettilerse ona da o’nu etmişler
Çıt sesini kıyamet, ormanı çalı bilmişler
Anlamak şöyle dura, işitmekten acizler
Durdur filmi, bir sahneden ömrü izle
Heva ve heves, yazık o yumruklara
Tepkilerini anlatmaz tepkilerini gösterirler
Bir sürgün yeri ve suçlu arar gözleri hep
Hep bir risk hep bir sirk hep bir gösteriler
İpte yürü aman he ayak sesin’ duymasınlar
Anlamadım yârim bu insanların neyi var
İtidal yok, ihtiyat yok, ihtimam yok
Ruhlarında ihtimal az, benliklerinde yok zerre ihtilal
Hislerini tanrı etmiş her biri gönül evine
YAŞAMAK SAVAŞMAKTIR
Albüm Adı: gice
Albüm Yılı: 2025
Söz Yazarı: Ersin A.
Altyapı: telitses
Miksaj & Mastering: Ersin A., İsmail Eren ÇETİNKAYA
Sözler:
Yaşamak savaşmaktır sevgilim
Kaçabilmek savaşmaktır
Büyük aydınlanış diye bir şey yok
Hiçbir şey bir anda olmaz
Karanlık yağmaya başladığında
Vurulduğu hâlde dahi çocukluğunu özlemeyenlerin
Gözleri kamaşmaktadır
Benimse seni görmeme gerek yok
Önce kokun, sonra tenin
Çünkü sevgilim dışarıyı görmesen de
O güzelim bahar güneşinin
Dışarıda olduğunu bilirsin çocuk seslerinden
İşte bir harita göz kapaklarımın gürbüz gölgesinden
Ben riyakârım ve konuşmak asla mümkün değil
Bunu Sartre dediği için değil
Seven ama nasıl seveceğini bilmeyen babaları anladığım için
Cebren ile onca yılını bildiklerinin tasdiki için harcamış herkes gibi
Coğrafyan ezberimde fakat ne yazar yıkılsa tüm duvarların
Sopanın ondan buna geçmesini istiyorken senin alyuvarların
Hüzünlü ve güzelsin ama tarih tanır kan kusanları
Susamam, susarsam kızamam susanlara
Bir şeyler söylemeliyim bir şeyler
Tutan mı var ne engel bağırmama
Yaşasın ulan cumhuriyet
Ya da yorgunum, ört üstümü gibi bir şeyler
Fişekler patlıyor fişekler
Bütün insanlar dışarıda
Nasıl da seviniyorlar deliler gibi, yok yere öldüklerine yürekten
Anlıyorum ki varlığımın kirletmesini istemeyeceğim bir dünyaya geldim
Artık anlıyorum ki bu dünyaya ben
Töreyle, tüzükle, üzerimdeki emekle
Karaşın, pis bir yürekle
Durmadan, bıkmadan, usanmadan
Yemin ederim ki anlıyorum bu dünyaya ben
Kendimle kavga etmeye geldim
Bir şeyler yazmalıyım bir şeyler
Ama artık yazabilmem güç
Yazamamam suç
Çünkü etrafımda yara saran çok sevgilim
Ama yaralanan yok
YAĞMUR SANILI YORUM
Albüm Adı: gice
Albüm Yılı: 2025
Söz Yazarı: Ersin A.
Altyapı: Tony Mahoney
Miksaj & Mastering: Ersin A.
Sözler:
1. BENT
Sevgilim sen ölünce ben ümidsiz kaldım
Artık meşru üç müdafaadır dağlara küfretmek bende
Başımın altındaki yastık ağır geldi
Başımın altında ve bir yastık olmasına rağmen hem de
Bir deliriş anında duraklar nerede
Dudaklar boş
Tur atmak mezarlıklarda kurak sarhoş
Bir karanfil patlar baruttan çok
Kül dökülür boş kalan kucağımdan
Sevgilim sen gidince alev aldı taylar
Söküldü raylar, döküldü kavgam
Göründüm, soruldum, bilindim mi
Gurbette misin, dedi annem
Ah! Evin hatasından bakmak
Bu sessizlik hicret öncesini hatırlatmakta bana
Ne kadar da başarılı bulundum hüzünlü ve güzel olmakta ben
Yanıldım, gövdeme imrenmelerine izin verdim
Salladıkları bayrakları ilk karanlıkta yakacaklara
Ben sana bakarken kararmış ve ışıldamıştı gök
Ben sana bakarken düşmüştü kar ve kiraz
Ben sana bakarken yükselmişti dağ ve deniz
Ben sana bakarken dua etmiştim Allah’a
Ben sana bakarken kurulmuş ve yıkılmamıştı barış
Ben sana bakarken yok olmuştu düş ve kaos
Ben sana bakarken batmıştı gün ve talan
Ellerin vardı çok ve ellerin bir seçenek değildi
NAKARAT
Yağmur sanıyorlar vurulan bir kuşun uçuşunu
Biraz yağmuruyum biraz vuruluşu kendimin
Yağmur sanıyorlar vurulan bir kuşun uçuşunu
Biraz yağmuruyum biraz kuşuyum kendimin
2. BENT
Şimdi kokuların kırılan bir şeyleri
Hiçbir siyaha benzemiyor içeriden gözkapaklarım
Ve hiçbir çiçeğin koşuşuna direnmeden
İç. Yandıkça ilerlesin gemi bir yerlere
Sesime çattığım tunç diler seni
Göğsümdeki harfler
Harfleri yaratırken
Gökyüzü güzeldir
Sonsuz ikinciler
Anlat. Ki dağ utansın
Taş olmaklığından
Hiçbir şey uzak değil, bu yüzden imkânsız
Ve her şey çok yakın, öyleyse ne gerek var
Kahve veren garsonun ve mesaj atan borçlunun
Öleceği var da benim yok mu, bu ne uykusuzluk
Yanıldı rakamlar her gün, mümkün
Ama gönlünü almak zordu kelimelerin
Bir kez küstü müydü
Hangisi daha karaydı
Suyu ikna ettiğim köprü
Yoksa suyu bir köprü olmaya ikna ettiğim akşamüstü müydü
Tül gibi bir anne
Kül gibi bir baba
Çeşitli kan bağları
Birçoğuna da lanet okudum
Bir bakarsın her yerde taşra olur
Bir bıçak yarası verilmişti bana bir bayram önü
Sevgilim sen ölünce işte bunlar oldu
Doğumunda yoktum cenazende yok
Yorgun otellerin penceresi adımı sordu
Vurulan bir kuş dedim ve yağmur yağıyordu
NAKARAT
Yağmur sanıyorlar vurulan bir kuşun uçuşunu
Biraz yağmuruyum biraz vuruluşu kendimin
Yağmur sanıyorlar vurulan bir kuşun uçuşunu
Biraz yağmuruyum biraz kuşuyum kendimin
Yağmur sanıyorlar vurulan bir kuşun uçuşunu
Biraz yağmuruyum biraz vuruluşu kendimin
Yağmur sanıyorlar vurulan bir kuşun uçuşunu
Biraz yağmuruyum biraz kuşuyum kendimin
KAPANIŞ
Sevgilim sen ölünce
İstikbalini savcılık yaparak temin etmek arzusunda olan
Bir kızla tanıştım
Dedi ki
Fark ettin mi sesin kulaklarıma çok yakıştı
“Nasıl olacak o?” diye sordum bir öfkeli bakışla
“Ne?” dedi
“Nasıl savcı olacaksın? Durumlar malum, kan her yere karışmış.”
“Tanıdığım var.” dedi
Şaşırdım mı hayır
Alıştım mı hayır
Barıştım mı hayır
“Hayır,” dedim, “olamaz.”
“Olmayan ne?” dedi
Olamaz, dedim, olamaz (olamaz, olamaz)
Sevgilim böyle bir dünyada hayatta kalamaz
(Yaşamak savaşmaktır sevgilim, kaçabilmek savaşmaktır)
Kaçtım
Mezarlığa gittim
Bin kadar insan bildim
Ne birine kin güttüm
Ne biriyle kan yuttum
Her şeyimdin
Sevgilim
Sevgilim
HATIRAT
Albüm Adı: gice
Albüm Yılı: 2025
Söz Yazarı: Ersin A.
Altyapı: Ersin A.
Miksaj & Mastering: Ersin A.
Sözler:
AÇILIŞ
Benim ilacım okumak
Ya kafanı gömücen o kuma
Ya lanet edicen okula
Ya söze değecek o kulak
Benim ilacım okumak
Ya kafanı gömücen o kuma
Ya lanet edicen okula
Ya söze değecek o kulak
1. BENT
Suyu makasla kesersin
Ateşe verirsin bulutu
Bir hayatı silersin moruk
Bir yemini unutup
Bir çiçekçi yangınını güneşte kurutup da
Boynuna asamazsın
Bu utançla gezemezsin
Fiyakan hazırlık yapıyor
İktidara yenik düşüyorsun
Kendine karşı çıkmadığın için güceniksin
Yetinirsen tükenirsin
Sınır nedir
Bedenin mi
İki gözün var öyleyse göm birini
Yaptım benim genç ölmem kimi sakatlar hesabımı
Yaptım yaşamam kimi mıhlar alnından vesaire
Tırmandım tepesine yığdığım bunca terazinin ve
Yaktım bu dağı yok diye onda bir tahterevalli görüntüsü
Ve bilirim ben neden caz sevemem
Niye sevemem arabeski
Düşünmedim değil
Belki benim karakeskin kafam eskidir diye
Ama asla çözemedim şu ikiliyi:
Bir yalnızlık
İki hürriyet
L’enfer c’est les autre
Tavuklara yem serpmek yerine
NAKARAT
Çoktan olmuş bitmiş bir şeyi izler gibi
İzledim hayatımı
Bütün bunları ben mi yaşadım
Yoksa sadece birisi çok iyi anlattı da
İnandım mı ben
Çoktan olmuş bitmiş bir şeyi izler gibi
İzledim hayatımı
Bütün bunları ben mi yaşadım
Yoksa sadece birisi çok iyi anlattı da
İnandım mı ben
2. BENT
Bir şey kırıldı belki koptu
Muhakkak bir şeyler oldu
Nasıl olduysa oldu
Hep olduğu gibi oldu
Suyun kaynadığı
Havanın karardığı gibi oldu
Ve düşlediğim pazartesiyi
Hep pazartesi sonunda buldum
Sonunda durdum
Uzun zaman gökyüzüne baktım
Alnından vurulmuş ve sırt üstü düşmüş bir asker gibi
Ya da bu acıkarasını bir kenara bırakacak olursam
Başkaca bakacak bir yeri olmayan bir duru deniz gibi
Ve kalktım denedim gene dünyayı
Denedim gülüştü seçimler
Denedim dişimle, düşümle
Denedim çalışmayı, didiştim işimle
Ah kıvırsam, dedim içimden, becerebilsem şu işi
Bir kez olsun gidebilsem gidişimin peşinden
Denedim başkasında ve kendimde kendim olmayı da denedim
Tam bin farklı biçimde
Afili laflar kurmanın yortusu işte gecenin üçünde
Hani benim yüzüm
Bilemedim ne benim suçum
Hâlâ intihar edememiş olmanın kederi ve kini var içimde
NAKARAT
Çoktan olmuş bitmiş bir şeyi izler gibi
İzledim hayatımı
Bütün bunları ben mi yaşadım
Yoksa sadece birisi çok iyi anlattı da
İnandım mı ben
Çoktan olmuş bitmiş bir şeyi izler gibi
İzledim hayatımı
Bütün bunları ben mi yaşadım
Yoksa sadece birisi çok iyi anlattı da
İnandım mı ben
KAPANIŞ
İnsan, hayatına bir hatıraymış gibi bakabilir mi?