Sanatçı: Kiliseler ve Liseler
Albüm: Bir Gün Aynı Şarkı Çalar
Sene: Ramazan 1441
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ (Türkiye’nin Yerini Yazmak, Zeytin ve İncir)
Miksaj & Mastering: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapılar: aytek
Grafik Tasarım: Özgür BAĞLIYALNIZ
ÂN
Albüm Adı: Bir Gün Aynı Şarkı Çalar
Albüm Yılı: 2020
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: aytek
Sözler:
Direndiğim ân elimi yüzüme götürmüştüm
Yağmur yağıyordu. Perde Bir Yağmur yağar
O şarkı çalıyordu Fletta ofan af mrrr
Basit zaaflar hiç çekinmeden büyük felaketlere yol açabilir
Tanrı da böyle işler
Top sakallı yaşlı bir ozan da
Bir gün aynı şarkı çalar
Ve her şey boktanlaşır
Ey hafifmeşrep yağmurlar
Islanıyor saçlarım!
Bu yağmurların piyanolarla bir ilgisi olmalı
Bu yağmurların seninle bir ilgisi var
Bu kısır döngü ah, ümitsiz termodinamik
Çünkü senin toplumları karıştıran bir yüzün var
Ve kalabalıkları peşinden koşturan ihtişamlı yalnızlığın
Artık saçlarım dökülmesin, otobüsleri karıştırmayayım
Yoksa hasta olacağım yağmurlar
Hasta olacağım yârim
Hasta öleceğim sonum bu
Belki de bu yağmurla sevişirken korunmalıydım
Ama bu, denize şemsiyeyle girmek gibi olurdu
Kahrolası halüsinatif yağmurlar!
Perde iki Oldum olası ben
Çünkü tüm hastalıklar kapitalisttir ilaçlar kadar kapitalist
Çektiğimiz tüm acılar işte bundan
Artık şüphe duymayayım yalnızlığımdan
Biliyorum şu göğün ardında çok daha yüce bir şey var
Şu güneşin ve ayın, şarkının ve yağmurların
İşte! yıldızların ardında utangaç bir tanrı var
Bizimle tartışacak kadar rahat değil hayatı
Ki hududumuz çizilmediyse onunki gibi
Ya da güzel bir kadının vücudu gibi
Siyasî sınırlarımız da kabul görmez devletçe
Çünkü kahrolası güzellik özgürlüğün kendisinde
Artık delinmesin kum saatim, dakik çalsın alarmım!
Şarkı biter tanrı ölür sen kalırsın
Son perde – Yazık
Felaketi olur yaşlı ozanın
Bir zaaftır o yasa
Ve tüm yasalar artık
Bense aynen yakınım, ayne′l yakîn
Yağmurlar, o kadar safsınız ki sizi yalayabilirim
Mürekkebiniz bana dermanlar çizsin
Çünkü en güzel derdimdir ıslanışım
Finita la comedia! Elimi yüzümden almışım
Hayat çok kısa!
Gidip biraz daha uyumalıyım
(Türkiye’nin Yerini Yazmak, Ân, s.28)
DEVLET VE ROMANTİZM
Albüm Adı: Bir Gün Aynı Şarkı Çalar
Albüm Yılı: 2020
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: aytek
Sözler:
Güvezden seken mermi, küvetten taşan kan.
Şu heykel, metropol. Şu ipekten kelebek
Trajikomik saçma çünkü kan damlıyorum ben.
Şu çağın tabancasına göğüs gerdim kırıldım
Ah göğüs germek.
Yine de içimde nişanalabiliyormuşum duygusu
Ki onun için daima mahpustur şu sinemdeki yürek
Elbette Rimbaud elbette Mayakovski
Menşei cennet ehlî Karac’oğlan, elbet!
Elbet Hasan Basri yoksa, aşka göğüs germişse köpekler
Göğsündeki kemiklerin bir önemi yoktur.
Mümkünümü almışken şu edepsiz heykel,
Nasıl olur da hâlâ gümüşlerle yontulur!
Öyleyse şimdi bu mahpustan tam gövdenize nişan alsam
Ve gözlerinizde biriksem bir gece bayım
İhtimal ki kalbinizde açacağım ufacık bir delik
Varsın kaçmak ya da sığınmak size kalsın
Sonra işte Sahra ya da mağara ve Allah!
Sanıyorum ki daha önce de görmüştünüz bunları.
Fakat şimdi siz çarmıhtaki İsa gibi uzanmışken yatağınızda
Ne büyük meseleler yaptınız acûl hayatlarınızı
(Türkiye’nin Yerini Yazmak, Devletli Nesnedir ‘Işk, s.26)
İşitin ey yarenler, kıymetli nesnedir aşk,
Değmelere bitilmez, hürmetli nesnedir aşk.
Hem cefadır hem safa, Hamza’yı attı Kaf’a,
Aşk iledir Mustafa, devletli nesnedir aşk.
Devletli nesnedir aşk, devletli nesnedir aşk.
Denizleri kaynatır, mevce gelir oynatır,
Kayaları söyletir, kuvvetli nesnedir aşk.
Akılları şaşırır, deryalara düşürür,
Nice ciğer pişirir, key odlu nesnedir aşk.
Miskin Yunus n’eylesin, derdin kime söylesin?
Varsın dostu dinlesin, lezzetli nesnedir aşk.
Lezzetli nesnedir aşk, lezzetli nesnedir aşk.
(Yunus Emre)
KARDEŞİM JACK
Albüm Adı: Bir Gün Aynı Şarkı Çalar
Albüm Yılı: 2020
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: aytek
Sözler:
Dağların alçakgönlüne sığınırız
Ve taşların bağrıyanıklığına
Anamız bizi bulamadığında
Hiçbir hastanede
O vakit gasteleri yadırgarız
Evlerde televizyonlar açıktır karşılıksız
Delinmiş astrobileklerimiz
Her mahpushanede
Dağların alçakgönlüne sığınırız
Ve taşların bağrıyanıklığına
Anamız bizi bulamadığında
Hiçbir hastanede
O vakit gasteleri yadırgarız
Evlerde televizyonlar açıktır karşılıksız
Delinmiş astrobileklerimiz
Her mahpushanede
İntihar yaralarımıza tuz
Basarak yeniden yeniden
Yeniden yeniden yeniden yeniden
Yeniden doğuyoruz biz
İntihar yaralarımıza tuz
Basarak yeniden yeniden
Yeniden yeniden yeniden yeniden
Yeniden doğuyoruz biz
İntihar yaralarımıza tuz
Basarak yeniden yeniden
Yeniden yeniden yeniden yeniden
Yeniden doğuyoruz biz
İntihar yaralarımıza tuz
Basarak yeniden yeniden
Yeniden yeniden yeniden doğuyoruz
Doğuyoruz biz
(Türkiye’nin Yerini Yazmak, Kardeşim Jack, s.21)
KANSER KAVUŞMALARI
Albüm Adı: Bir Gün Aynı Şarkı Çalar
Albüm Yılı: 2020
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: aytek
Sözler:
Kanser vardı ölüm var Allah var olacak
Çünkü korkuyordun çünkü gözlerin pardı
Şiir ezberler gibi dua ettin o gece
Benimse Allahımın yanında örgütlerim vardı
Seninle geceye dair aynı ipe de dizilebilirdik
Fakat uykusuz geçen yağmurlu bir gün yaşandı
İzin ver bu kez
Ben rahimden değil karından doğdum
Onun içindir Werther’in doğum sancıları alnımda
İzin ver ki kızım rahminden doğsun
Kays’ın sancıları savrulsun alnında
Bir terörist de Türklerden çıksın sevgilim
Bir terörist de Türklerden çıksın sevgilim
Bir terörist de Türklerden çıksın sevgilim
Bir terörist de Türklerden çıksın sevgilim
Nasılsa ki ezberlediğin şiirdi seni o gece kurtaran
Beni de öldürecek olan saçlarımın arasındaki yağmur
Ama elbette unutma
Her yağmurlu gecenin çekilmiştir fotoğrafı
Ve Tanrının lütfudur her yağmur
(Türkiye’nin Yerini Yazmak, Kanser Kavuşmaları, s.9)
SEVİ SENİYORUM
Albüm Adı: Bir Gün Aynı Şarkı Çalar
Albüm Yılı: 2020
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: aytek
Sözler:
Hastanem var, anlıyor musun?
Adam paltosunu giyerken komodinde duran silâh
Yağlı urgan, işte filimler tam burada durdurulur
Bir mahpus sigarasıyla seni düşünüyorum
Gözlerinde dizilmekte beni büyütecek dert
Bugün benim cesedim sen olacaksın bir düşünsene
Şu perdeler açılacak ve gurbet sığacak odacıklarına
Küpelerini tutturacaksın etine, biliyorum
Tanıdığım bir Fransız var ya da onun gibi bir şey
İlkel dertlerim var benim nenennem Elif′in kağnısı
Bunun için dik açılı şu duvarımdaki Kur’an
Hükûmet beni sana ulaştırıyor, geliyorum
Sanki gökten bir sel düşer
Ah, kalbi görse dil susamaz
Hâlim öyle, der, bir türlü olmaz olmaz olmaz!
Yaranın içine eğer Yaradan yazılmışsa
Tuz bastığım gibi bir put daha
Ah bir put daha kırdım anla
Yanakların avuçların ve dahi dizin topukların
Şiirlerde daima pembe olarak zuhreder
X şeklindeki çarmıhın için sana elbiseler dikiyorum
Unutma sevgilim, cellatlar sağır ve dilsizdirler
Ey yirmi iki gece kapısında sabahladığım
Ey kızımın annesi, ey göğün kavgası
Meskûn mahal, mahzun vatan, tabiatsız yurdum
Şimdi ne desem ilkel olacak yine de sevi seniyorum
(Türkiye’nin Yerini Yazmak, Herodot’un Kayıtlarına Göre Güzel Kadınların Kadavraları Ancak Günlerden Sonra Mezarcılara Teslim Edilirdi, s.10)
NAKARAT
Sanki gökten bir sel düşer
Ah, kalbi görse dil susamaz
Hâlim öyle, der, bir türlü olmaz olmaz olmaz!
Yaranın içine eğer Yaradan yazılmışsa
Tuz bastığım gibi bir put daha
Ah bir put daha kırdım anla
İSA KIRK YAŞINDA NEREDEYDİ
Perişanlık
Seni andık
Hatırımda kaldın bunca yılın tek bir hatırası olarak
Kanatlarım uçtuğundaysa ben geride kaldım
Ben aslında tohumlanan toprak kadar şımarıktım
Doğdum. Benimle birlikte Allah da doğdu
Cebimdeki son kuruşu acildeki vezneye verdim
Hükûmet bir esefle en başından bilir bunu
Param, silâhım ve sonum yoktur benim. Anladım
Bu şairler niçin sürekli ceplerinde bir şeyler taşıyorlar
Ezan okundu
Adımı duydum (duydum)
Perişanlık seni duyduk
Ezan okundu
Adımı duydum (duydum)
Perişanlık seni duyduk
Bir çocuğu ince bir kitabı severken gördüm
Kanatlarından tutmuşçasına kaldırdı onu
İçini açtı fakat zorlanınca dişlerini kullandı
Yüreğini kitaba kitabı toprağa ekip dört mevsim umutlandı. Dur
Çocuk büyüdü. Allah da büyüyordu. Anladım
Halk aşklıysa sokaklar banklardaki çiftlerle doludur
Gençtim Allah’la beraber. Tek bildiğim budur
Ben bir anlamda sürülen toprak kadar hazırdım. Bağırdım
Çocuk bağırdı
Adımı duydum (duydum)
Perişanlık seni bulduk
Çocuk bağırdı
Adımı duydum (duydum)
Perişanlık seni bulduk
Artık neden acele ediyorum derslerim bitti
Öğrenecek bir şeyi kalmadı diplomasını aldım
İsa kırk yaşında neredeydi?
Cebimdeki son kurşunu bir kâğıda sıktım
Aslında Itrî’nin kayıp bestelerini sağır işittiydim
Ben iyi bakılırsa yanan bir kovuk kadar çaresizdim
Kırktım. Allah da kırktı. Anlamış bulundum
Allah’ım bu insanlara fısıldadığın şey neydi
Sûra üflendi
Adımı duydum (duydum)
Perişanlık seni bildik
Sûra üflendi
Adımı duydum (duydum)
Perişanlık seni bildik
İyi de kıvırmıştık esasında duruş şeklimizi
Kredi kartlarımızı kurnaz toplumu
Para ve zamanı hesaplamaktan biraz büküldük o kadar
Şimdi sigaramın dumanı hanginizin ruhu
Ben esasında çürüyen bir ağaç kadar dalgındım
Toplananı ineni hepsini tek solukta okudum
Cebimdeki son kuşu Allah’a emanet
Sabahları göbek deliğimdeki yünleri örülmüş buldum
Ben durdum. Allah da durdu (durdu)
Perişanlık
Seni andık
Ben durdum. Allah da durdu (durdu)
Perişanlık
Seni andık
(Zeytin ve İncir, İsa Kırk Yaşında Neredeydi, s.93-95)
HER ŞEYİN ARKASINDA
Albüm Adı: Bir Gün Aynı Şarkı Çalar
Albüm Yılı: 2020
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: aytek
Sözler:
Her şeyin arkasında yaşarım
Zambaklar takılmış arabanın tekerlerine
Zambaklar yırtılmış
İşte ben her şeyin arkasında yaşayan adam
Benim ciğerimde ve boğazımda vuslatsız tokmaklar var
Yakamdan söküp atamadığım bir kıravat
Ah bilirsiniz kafalar
Bilirsiniz ve yine de merak edersiniz
Neden Tanrının lüzumundan fazla para harcadığını
Neden şairin yolunun terk edildiğini
Zenci bir kadınla yatmanın nasıl bir his olduğunu
Ve kızınızın dün gece nerede uyuduğunu
Bir evlât olarak
Görebiliyorum bana bakınca cüzdanınızı yoklar gibi
Canınızı yokladığınızı
Hey kafalar!
Bilirsiniz işte benim kim olduğumu
Her şeyin arkasındaki o adamım ben
Üzerimden bir araba ve bir yağmur geçmiş
Zambaklar yırtılmış
En çok da bu yüzden
Susmayın – Anlatın bana
Hissedeyim acılarınızı
Ben ağzımdaki kanla zarif bir baloncuk yapıyorken
İster miydiniz bunun sizin heceleriniz olmasını?
Fakat kafalar! kaşlarınızı çatabilmeniz için kaşlarınız olmalı
Ve dahi başlarınız olmalı
Babaların bir merdiveni olmalı – Size varmalı
Bir evlât olarak
İnanıyorum ki merdivenler de ölüdür
Fakat gölgesi olan ve sesi yankı yapan her şey canlıdır
Misal
Ben ve babam hassas birer kızlarız
Kafalar!
Gidip biraz kızmemesi toplarız
Japonya′nın ormanları Mısır’ın çölleri ve Türkiye′nin balkonlarından
Gözlerinizdeki o eşsiz korku suç ihtişam
İşte ben her şeyin arkasındaki adam
Kaçmayın sarılın bana
Hissedeyim kemiklerinizi
Annenizin şapkasını çıkartıyorum kafalar!
Her gün on üç bardak su
Haplar (haplar)
İşte yine aynı tatava ikiyüzlülük gülünç hâl
Kanıma basmamaya özen gösteriyorsunuz
Kafalar
Yoksa siz de mi hassassınız benim kadar?
(Türkiye’nin Yerini Yazmak, Hemşire: “Sakinleştirici İğne mi Alırdınız Yoksa Cesaretlendirici Hap mı?”, s.48)
KURTLAR SOFRASI
Albüm Adı: Bir Gün Aynı Şarkı Çalar
Albüm Yılı: 2020
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: aytek
Sözler:
Senin karın bal yapmaz mı hiç öğretmenim?
Misal balo kıyafetleri batıdan alınabilir
Şemsiyemi kim kırdı? Senin karın öğretmenim
Ve onunla oturmayı reddettim bir yemek masasında
Benim yârimin bal yapmışlığı çoktur
Senin karın hiç yumurtlamaz mı öğretmenim?
Öğretmenim senin karın ne kadar da genç durur
Değil mi ki köpeklerin yaşını gözlerinden anlayabilirsin
Benim yârim böyle şeyleri ah yumurtlamaz
Senin karın çiçek açar mı öğretmenim?
Misal gövdemdeki çiçektir bayındırlık sağlamaz
Montumu niye yırttın niye yırttın öğretmenim
Karın niye yırttı montumu o mavi kış günü
En güzel kızçiçeği yârimin gövdesinde açar açmaz?
Senin karın meyve verir mi öğretmenim?
Fakat öğretmenim senin karın boyuna meyve toplar
Not: Cevap verecekseniz lütfen mektupla verin
Çünkü minik kızımın pul koleksiyonu var
Minik kızımın pul koleksiyonu var
Minik kızımın pul koleksiyonu var
Minik kızımın pul koleksiyonu var
Minik kızımın pul koleksiyonu var
Minik kızımın pul koleksiyonu var
Minik kızımın pul koleksiyonu var
Minik kızımın pul koleksiyonu var
Çünkü minik kızımın pul koleksiyonu var
(Türkiye’nin Yerini Yazmak, Kurtlar Sofrası, s.12)
KAFASI KARIŞIK ÖĞRENCİLER BALADI
Albüm Adı: Bir Gün Aynı Şarkı Çalar
Albüm Yılı: 2020
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: aytek
Sözler:
Matematikler öğret bana çünkü yaşamak istiyorum
Bu çiçekleri çiçek olarak bilmek
Seni seviyorum çünkü yaşamak istiyorum
Ama bilmiyorum bence
Bu yüzden yârim bir daha yanına geldiğimde
Bir tabanca ile kendimi vuracağım, oley
Ben bugün teneffüs varken çok gülmüştüm
Ekmeğimi almıştın ya buna gülmüştüm
Sen güçlü bir kızsın yaşamak istiyorum
Ben çok katlardan ayaklarımı sarkıttım
Kavmim bana hak tanıdı ama bilmiyorum bence
Okuduğum şiirleri unutuyorum
Sanırım bu sıraya dizdiğim kuşlarımın âhı
Halbuki ben anlamadığıma yaşamak istiyorum
Çok gülmüştüm ve saçlarımı sattım
Seni seviyorum çünkü yaşamak istiyorum
Bir sitemiz olsun bizim evlerimiz, tabii
Günlerini saymıyorum tespihimi al istersen
Koca çocuksun sen yaşamak istiyorum
Evimizden de çıkarız bana para da verirsin sen
Düğünlerimiz de olur genişçe salonlarda
Gece olur gündüz olur putlarımız çoktur
Babalarımız zaten hep çay evleri işletir
Ne de annem izin veriyor güllerini koparmağa
Değil ama elbette şapkalarımı satıyorum
İstersen biz bugün okula gitmeyelim
Bu yüzden bir daha yanına gelecek miyim bilmiyorum
Bir tabanca çıkaracağım yaşamak istiyorum
Bu yüzden bir daha yanına gelecek miyim bilmiyorum
Bir tabanca çıkaracağım yaşamak istiyorum
Bu yüzden bir daha yanına gelecek miyim bilmiyorum
Bir tabanca çıkaracağım yaşamak istiyorum
Bu yüzden bir daha yanına gelecek miyim bilmiyorum
Bir tabanca çıkaracağım yaşamak istiyorum
Bu yüzden bir daha yanına gelecek miyim bilmiyorum
Bir tabanca çıkaracağım yaşamak istiyorum
Bu yüzden bir daha yanına gelecek miyim bilmiyorum
Bir tabanca çıkaracağım yaşamak istiyorum
(Zeytin ve İncir, Kafası Karışık Öğrenciler Baladı, s.31-32)
ENE’L HAKK MİNE’L AŞK
Albüm Adı: Bir Gün Aynı Şarkı Çalar
Albüm Yılı: 2020
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: aytek
Sözler:
Dişlerinin arasında çatırdar kemiklerim
Yârim!
Bak tarihî şeyler oluyor memlekette
İsmail de sırf sana rastlarsa diye şık giyiniyor.
Tabii ya bugün cuma geç çıkacaksın
Salma zülfünü ve dahi ben duvarlara toslarım
Belki bu duvarları aklım alırdır diye.
Bir dönem külttün kült İsmail de biliyor.
Kaşlarını çattığın beri ben yüzüm düşüyor.
Yârim!
Otomatiğe bastım gel
Ben çıkamıyorum bu tek odalı mağaramdan.
Kara sevda sana bana ah aklım almıyor.
Peki peki niye İsmail′in yanında üşüyorsun da işte
Benim yanımda yoksun bile?
Ben babannemden görmüştüm iyi bilirim
Güle bakmasını Gül büyütmesini
Yârim!
Benim durumum vahim
Hakkımda konuşulunca neden sesler alçalıyor.
Ellerini sürttüğün kalorifer petekleri
Yol çizmiş gidiyor gidiyol yor çizmiş.
Bembeyaz kızların tül etekleri
Yârim!
Ceplerimiz ellerimizi ısıtmak içinmiş.
Yerlere gerekli baş vurarak sevgilim
Seni de açıkça almış olacağım kavmime
Ah okulçıkışlarında düşerken şüpheye
Öte yandan kuşlar beslesin bizi
Yârim!
Bana istenmediğim şarkılar söyletiyorsun
Sergilediğin krizlerle ve karakomedinle
Varoluş varoştan geçer ve sen, İsmail’le
O gün iyi ki gördüm seni keşke görmeseydim.
(Zeytin ve İncir, Ene’l Hak/Mine’l Aşk, s.40-41)
GÖÇ
Albüm Adı: Bir Gün Aynı Şarkı Çalar
Albüm Yılı: 2020
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: aytek
Sözler:
GÖÇ BENİ AYAKLARIM
GÖÇ Kİ O HATA BELİREBİLSİN
ÖLLERİM ATALARIMA RAHİM ELDE ETSİN
DOU YO LOVE ME?
I DOU
GÖÇ GÖÇ Kİ AYAKLARIM BAYRAĞAM ETSİN
Senin durduğun ilk taşrada tez öleceğim
CANIM DEDİM CANLARA MEYLETTİM DURDUM
ÇİÇEK YUĞDUM ÇOCUK ÇİĞDEM BÖCEK TÜĞDÜM
GÜZELLİ SEN GÜZEL İSEN ÇOLUĞUMDAN GÜZELİ SEN
ŞU ÖPÇEK DUDAKLARINA KURBAĞAN OLURDUYDUM!
Senin kurduğun ilk sofrada diz çökeceğim
(Türkiye’nin Yerini Yazmak, s.14-15)
TOPRAĞIN KAMBURLARI
Albüm Adı: Bir Gün Aynı Şarkı Çalar
Albüm Yılı: 2020
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: aytek
Sözler:
Herkes başkasının kalbiyle yaşar
Endülüsten atılırken beyaz çarşaflarla
İmkânsız bir müzikal oynar hâlâ o filimde
Zarif bir ağıldansın ve bu nasıl uğursuzluklar taşır
Kanat çırpmadan uyuduğun gecelerle meşhur memleketim
Sen flamenkonun kızısın ben çok ağlayorum Hüseyin’e
Bir tarih türeyor çıkınımızdan
Niyetleniyorum.
Mızrağın var ve bu bıçakla bir kiraz daha soyuyorsun
Ben sana sözümden bir saz ayıklıyorum
Tam böylelikle üç kavim peyda oluyor
Bir çatışma durağında
Kanıma yakışıyorsun.
Tam böylelikle üç kavim peyda oluyor
Bir çatışma durağında
Kanıma yakışıyorsun.
Tam böylelikle üç kavim peyda oluyor
Bir çatışma durağında
Kanıma yakışıyorsun.
ÖLÜLER NEDEN DÜŞÜNCELİ BAKARLAR?
BUNU BİR DE YAŞAYANLAR DÜŞÜNSÜN.
(Türkiye’nin Yerini Yazmak, Toprağın Kamburları, s.54)