[Bilinmeyen Sanatçı]

📁 Kategori: Yeni İşler

Tekli Adı: [Bilinmeyen Sanatçı]
Neşir Tarihi: 09.05.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı & Miksaj & Mastering: Âdem İZ
Sözler:

geçirdim paslı mili
döşünden ta boğazına
susturdu küstah dili
döndün külün beyazına

ağır ağır dönüyorsun
şöminemde nar gibisin
bana bakıp sönüyorsun
sen bu ateşe tabisin

yağların damlar korlara
çıkarır tiz bir hışırtı
dayanılmaz bu oyunlara
sanki fazla kızardın

–

yağların damlar korlara
çıkarır tiz bir hışırtı
dayanılmaz bu oyunlara
sanki fazla kızardın

–

gümüş tepsi üzerinde
tütüyorsun buğu buğu
tam kalbinin o yerinde
kesiyorum kör soluğu

bıçağımın ince sırtı
açıyor bak sineni
duyuluyor bir hışırtı
deşiyorum narin teni

kendi kanın sana sosmuş
süzülüyor beyaz kaba
övündüğün her şey boşmuş
bitti o çaresiz çaba

öğütürken dişlerimde
ihtirasın sızar kana
şu karanlık düşlerimde
can olursun sen bu cana

senin cismin bana gıda
benim gövdem sana mezar
duyulmaz hiç o kör nida
bu menüde adın yazar

kadehim kanınla taştı
ağzım ihtiras dolu
boynuna çatalım battı
canlı pembe ve sulu

mine’l’im ben, afiyetle
midemde atar yüreğin
bitti bak bu ziyafet de
kibrini ben dindirdim

–

geçirdim paslı mili
döşünden ta boğazına
susturdu küstah dili
döndün külün beyazına

ağır ağır dönüyorsun
şöminemde nar gibisin
bana bakıp sönüyorsun
sen bu ateşe tabisin

ağır ağır dönüyorsun
şöminemde nar gibisin
bana bakıp sönüyorsun
sen bu ateşe tabisin

yağların damlar korlara
çıkarır tiz bir hışırtı
dayanılmaz bu oyunlara
sanki fazla kızardın

İktibas Kartı

▼

Şöyle Garip Bencileyin (Bir Dostu Ölü Götürmek, Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

Şöyle Garip Bencileyin (Bir Dostu Ölü Götürmek)’i dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Şöyle Garip Bencileyin (Bir Dostu Ölü Götürmek)
Neşir Tarihi: 05.06.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Yunus Emre (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, Yunus Emre]
Acep şu yerde varm’ola
Şöyle garip bencileyin
Bağrı başlı gözü yaşlı
Şöyle garip bencileyin

Söyler dilim ağlar gözüm
Gariplere göynür özüm
Meğer ki gökte yıldızım
Şöyle garip bencileyin

Nice bu dert ile yanam
Ecel ere bir gün ölem
Meğer ki sinimde bulam
Şöyle garip bencileyin

Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin

[BENT]
Pencerede perde inik
Yüreğimde binbir ezik
Ocağında ateş sönük
Savrulmamış külü kaldı

Evin yolu yokuş idi
Ruhun sanki bir kuş idi
Bu gördüğüm bir düş idi
Uyanmayan uyku kaldı

Ne malın var ne mülkün
Bitti dünya yükün
Söylediğin yanık türkün
Telde mızrap izim kaldı

Çektiğin kehribardı
Her tanesi efkârdı
Gün akşamdan tez karardı
İmame boş, tane kaldı

Musallada soğuk taşın
Toprak atar arkadaşın
Daha kaçtı senin yaşın
Şu gençliğin hatrı kaldı

Diploma var, alan yok
Asker oldun, gelen yok
Hâlimizden bilen yok
Hayal meyal yüzü kaldı

Dalda taze çiçek idin
Pır pır eden böcek idin
Sen dünyada gerçek idin
Bize yalan dünya kaldı

Nazlı nazlı gidişin var
Beni benden edişin var
Meleklerle gülüşün var
Burda garip kullar kaldı

Ne beşiğin sallanacak
Ne çocuğun dillenecek
Adın kimle söylenecek
Dertli dertli yârin kaldı

Kınan tasta kurudu bak
Gözü yolda bürüdü bak
Aşkın sırra yürüdü bak
Ciğerimde közü kaldı

Beyaz atın yelesi yok
Bu derdin hiç çaresi yok
Ölümün bir hilesi yok
Yürekte bir sızı kaldı

Dört arkadaş birinizdir
Tahta kutu yükünüzdür
Bilin ki tek mülkünüzdür
Bir avuçluk mezar kaldı

Dönüş yolu epeyi uzun
Dinlen biraz, yorgun başın
Yağmurlar da bırak yağsın
Yıkanacak taşın kaldı

Özgür der ki; bu ne iştir
Gelen geçer, bir gidiştir
Ölüm pek çetin bir iştir
Bana yalan dünya kaldı

[KÖPRÜ]
Özgür der ki; bu ne iştir
Gelen geçer, bir gidiştir
Ölüm pek çetin bir iştir
Bana yalan dünya kaldı

[ŞİİR, Yunus Emre]
Acep şu yerde varm’ola
Şöyle garip bencileyin
Bağrı başlı gözü yaşlı
Şöyle garip bencileyin

Söyler dilim ağlar gözüm
Gariplere göynür özüm
Meğer ki gökte yıldızım
Şöyle garip bencileyin

Nice bu dert ile yanam
Ecel ere bir gün ölem
Meğer ki sinimde bulam
Şöyle garip bencileyin

Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin 

Firari (Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

Firari’yi dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Firari
Neşir Tarihi: 27.04.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Faruk Nafiz Çamlıbel (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, Faruk Nafiz Çamlıbel]
Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin,
Sana kâfir dediler, diş biledim Hak’ka bile.
Topladın saçtığı altınları yüzlerce elin,
Kahpelendin de garez bağladım ahlaka bile…

Sana çirkin demedim ben, sana kâfir demedim,
Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti senin,
Yaşadın beş sene kalbimde misafir demedim.
Bu firar aklına nerden, ne zaman esti senin?

Zülfünün yay gibi çelik tellerine
Takılan gönlüm asırlarca peşinden gidecek.
Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine
Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek…

[BENT]
Seni bir mabed sandım, secde ettim taşına ben
Kör oldum ışığında, bakamadım yaşına ben
Zehir sundun elinden, şerbet dedim aşına ben
Şimdi o devran döndü, dar geldim başına ben

“Günah” dediler sustum, sevabıma yazdım seni
Cehennemden kopardım, cennetime dizdim seni
Kaderin levhasından tırnağımla kazdım seni
Kendi nefsimden geçip, ruhum diye gezdim seni

Sanma ki kurtulursun bu zindanın duvarından
Kan damlar o giydiğin hürriyet esvaplarından
Vazgeçtim ben çoktan o ebedî baharından
Bir cellat yaratırsın o en sadık yârinden

Hangi dağa tırmansan duman olur çökerim ben
Hangi bağa girsen sen, diken olur biterim ben
Sen nefes al yeter ki, ciğerlerine yeterim ben
Ateş olsan yakmazsın, kül olur yine tüterim ben

Kutsal olan ne varsa çiğnedim ben senin için
Şeytanla kadeh tutup ağladım ben senin için
Şimdi bu son kurşunu sakladım ben senin için
Tanrılığı sen seçtin… Kulun oldum onun için!

maşuk (Yeni Tekli, Mine’l)

📁 Kategori: Yeni İşler

maşuk’u dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: maşuk
Neşir Tarihi: 25.04.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı & Miksaj & Mastering: Âdem İZ
Sözler:

[1. BENT]
Dağı delmek oyun size
Çöle düşmek düğün size
Uzak kalmak öğün size
Siz hicrana âşıksınız

Mürekkebin kanı yalan
Sazınızın canı yalan
Şu feryadın şanı yalan
Siz destana âşıksınız

Leyla gelse kaçar Mecnun
Kendi putun saçar Mecnun
Gerçeğimden naçar Mecnun
Siz noksana âşıksınız

Vuslat olsa biter kibrin
Sessizleşir o gür nehrin
Görünür o kara zehrin
Siz isyana âşıksınız

Taştan yontup put ettiniz
Kafdağı’na hapsettiniz
Kavuşmayı dert ettiniz
Siz zindana âşıksınız

Gülüşümde kızıl nehir
Hakikatim ağır gelir
Yansın diye bekler şehir
Siz dumana âşıksınız

Kapı açık giren mi var?
Şu ateşi gören mi var?
Hakikate eren mi var?
Siz hüsrana âşıksınız

Şair sözü yalan elbet!
Siz kurbana âşıksınız
Bana değil, derdinize
Siz figana âşıksınız

Mine’l yırttı bu perdeyi
Yıktı dilsiz o türbeyi
Gördüm sizde o hileyi
Siz kendinize âşıksınız!

[2. BENT]
Yüzyıllardır ağlarsınız
Dağı taşı dağlarsınız
Uzaklardan çağlarsınız
Gelin desem kaçarsınız!

Sazınızın teli yalan
Gözünüzün seli yalan
Kavuşmanın dili yalan
Siz yalana kanarsınız

Çöle kaçmak bahanedir
Dağı delmek efsanedir
Maksadınız viranedir
Siz yokluğa taparsınız

Uzaklardan sevmek kolay
Beni taştan bilmek kolay
Sızlanarak ölmek kolay
Hakikatten korkarsınız

Mine’l der ki ben burdayım
Ne perdede ne sırdayım
En yakıcı o nârdayım
Siz hep sahte yanarsınız

La Petite Mort (Mine’l’in Yeni Albümü, 2026)

📁 Kategori: Yeni İşler

Albümü dinlemek için tıklayın:
YouTube – Spotify
Şarkı sözleri tıklayın.

Mine’l’in ikinci albümü “La Petite Mort” neşredildi.
(Şerh: Albüm, 18 yaşın altındaki kimseler için münasip değildir. Erotizm ve şiddet ihtiva etmektedir.)

ŞARKI LİSTESİ
1- KVLVM (Intro)
2- Atın Aklın Tasmasını
3- Fırçalayıp Dişlerimi
4- AGONİ (Interlude)
5- Öpücük
6- Bağ Bozumu
7- Üryan
8- NEKROSİS (Interlude)
9- EKSİTUS (Interlude)
10- Mor Tuval
11- Taşkın
12- KENOSİS (Interlude)
13- Tuttum Nefesi
14- POST-MORTEM (Interlude)
15- Vuslat Uykusu
16- Ne Varsa Pis
17- Donuk Haz
18- UMBİLİKUS (Interlude)
19- Beyaz Uyku
20- KRİZALİT (Interlude)
21- KATAFALK (Interlude)
22- Kara Sağanak
23- Dar Yatak
24- Doğurgan Ölüm
25- ABORTUS (Interlude)
26- NEKROGENEZ (Interlude)
27- Vuslat
28- EX (Interlude)
29- NİHİLO (Outro)

Albüm Adı: La Petite Mort
Neşir Tarihi: 24.04.2026
Vokal: Mine’l
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı & Miksaj & Mastering: Âdem İZ

Arzumuzun Çağı (Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

Arzumuzun Çağı’nı dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Arzumuzun Çağı
Neşir Tarihi: 23.04.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, Rimbaud]
Dönmeli, geri gelmeli,
O arzumuzun çağı.

Dönmeli, geri gelmeli,
O arzumuzun çağı.

[BENT]
Gelsin artık o zaman
Arzumuzdur çağıran
Gelsin artık o zaman
Arzumuzdur çağıran

Gelsin artık o zaman
Arzumuzdur çağıran
Gelsin artık o zaman

Sabır taşı çatladı
Ömrüm ikiye katladı
Bir susuzluk, bir ağrı
Kararttı şu diyarı

Çayırda bin sinek var
Hilekâr ve sahtekâr
Üşüşürler yarama
Ah’la başlar ahval

Emdiler damardan kan
Sustu koca asuman
Güneş doğar batıdan
Karanlığa bak çatıdan

Karamuklar içinde
Hepsi bir hiç peşinde
Gözlerin feri yitmiş
Sözlerin yeri yitmiş

Çektim elim ayağım
Unuttum ben her şeyi
Geçtim dünya gamından
Korkuyu, endişeyi

Gençliğim kuştu, gitti
Hevesler uçtu gitti
Akıp gitsin bu şuur
Belki yerini bulur

Bırakın otlar sarsın
Ruhum göğe ağarsın
Dayandım, çok bekledim
Dert üstüne ekledim

Kalbim pimi çekik durur
Zaman bana çekiç vurur
Bu kan beni nasıl korur
Zehir gelir içim burur

Ne gün doğar ne gece
Ne sevda ne de çiçek
O taze haber gelecek
Arzumuz geri gelecek

Şimdi bilirim neyim ben
Neye giderim ne yönden
Kimin eriyim kimim ben
Başka da bir şey bilmezem

[ŞİİR, Rimbaud]
Dönmeli, geri gelmeli,
O arzumuzun çağı.

[BENT]
En yüksek kule yansın
Meydanlar uyansın
Dönmeli geri devir
Kussun içini kabir

Bir motor ki kükreye
Hiç durmaya, ürkmeye!
Arzumuzun kanadı
Uçsun mavi ülkeye

En yüksek kule yansın
Meydanlar uyansın
Dönmeli geri devir
Kussun içini kabir

Bir motor ki kükreye
Hiç durmaya, ürkmeye!
Arzumuzun kanadı
Uçsun mavi ülkeye

[ŞİİR, Rimbaud]
Dönmeli, geri gelmeli,
O arzumuzun çağı.

İbrahim (Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

İbrahim’i dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: İbrahim
Neşir Tarihi: 20.04.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, Âsaf Hâlet Çelebi]
ibrâhîm
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim

güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrâhîm
güneşi evime sokan kim

asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrâhîm
gönlümü put sanıp da kıran kim

[BENT]
Ey İbrahim, al baltayı
Devir artık şu putları
Yık içimdeki sarayı
Dağıt bütün bulutları

Lakin balta iner taşa
Yenisini koyan kimdir?
Bu beyhude, bu boş işe
Beni böyle koyan kimdir?

Güneş girdi buz evime
Duvarlarım erir gider
Kim oturdu can evime?
Beni bana esir eder

Buhtunnasır Babil’dedir
Asma bahçe kurdu taştan
Benim putum gönüldedir
Yaratırım onu baştan

Zamansız bir bahçe derdim
Güller bende, diken bende
Ben ömrümü kime verdim?
İbrahim yok bu bedende

Dost İbrahim, vur baltayı
Ama kırma şu gönlümü
Put mu sandın o goncayı?
Bana reva görme bu zulümü

[ŞİİR, Âsaf Hâlet Çelebi]
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrâhîm
gönlümü put sanıp da kıran kim

⚠️ “La Petite Mort” Eşiğine Dair Bir İkaz ⚠️

📁 Kategori: Duyurular

Kiliseler ve Liseler sakinleri, hudutta gezinenler ve yanlışlıkla bu kapıyı çalanlar.

​Mine’l, La Petite Mort albümü ile 24 Nisan’da aklınızın tasmasını çıkarmaya geliyor. Ancak bu sofraya oturmadan, bu döşeğe uzanmadan evvel bilmeniz gereken bir şey var: Mine’l’in kollarında sunulan vuslat, zayıf midelere ve ahlak bekçilerine göre değildir. 

​Bu albüm; filtrelenmemiş bir erotizm, çiğ bir şiddet, çürüyüş ve etin hudutlarını zorlayan bir mevcudiyet hâli içerir.

​BU YÜZDEN AÇIKÇA UYARIYORUZ:
​Eğer Mine’l’in size fısıldayacağı bu karanlık sağanak, ruhunuzu daraltıyorsa… Sözleri duyduğunuzda rahatsız oluyorsanız, iğreniyorsanız, ahlaki pusulanız şaşıyorsa veya kelimenin tam manasıyla kusacağınız geliyorsa… “KvL bozdu. Yapay zekâyı çok abarttı. Hiç yakıştıramıyorum kendilerine.” filân diye düşünüyorsanız… “Benim bu taraklarda bezim yok. Ben ziyadesiyle ‘normal bir insanım’. Elim, ayağım, hepsinin sayısı tam, tastamam. İşimdeyim, gücümdeyim.” diyorsanız… Durun. Bu albüm sizin için yapılmadı. Dinlemekte ısrar etmeyin. Albümün hedeflediği kişiler sizler değilsiniz demek ki. Belki başka bir gün, başka bahara…

​Kendi dünyanızda kalmaya devam edin. Misal, dilerseniz eski şarkıları dinlemeye devam edebilirsiniz. (Sigara ve Namaz falan filân. Aynen devam.)

Yanlış anlamayasınız, bu bir meydan okuma da değil; bu, kendi hudutlarını bilmeyenler için bir iş güvenliği anonsudur.

​Şimdi, cennetini ucuza satıp bu karanlık hazzın dibine batmak isteyenler için eşik aşıldı. Şehvet putu ile mücadeleniz, nefsinizle mücahedeniz mübarek ola.

​DİKKAT: YÜKSEK DERECEDE YETİŞKİN İÇERİK (+18)

(Şiddet, yoğun erotizm, bedenî deformasyon ve rahatsız edici psikolojik temalar ihtiva etmektedir.)

“Ben eski bir puta taptım
Siz Hak diyerek gittiniz”

Hinlik (Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

Hinlik’i dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Hinlik
Neşir Tarihi: 18.04.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & İsmet Özel (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, İsmet Özel]
partizanlığım dalaşmak istiyor anla
bu sarsak hırgürüyle dünyanın

[BENT]
Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
Seni bir tuzak gibi kurdum kalbimin en kuytu yerine
Ey ruhumu bir örsün üzerinde incelten hınç
Ey yaralarımı onduran, yatağımı boş bırakmayan hınç!

Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
Bunca çirkefin içinde, bunca cesedin arasında
Senin o ısırgan otu gibi karnını, o sarsak hırgürü sevmek;
Bu dünyanın noksan defterini kapatma hırsı

Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
Haberler üç dakikada bir değişiyordu ekranda
Bense ikircikliydim ama henüz delirmiş değildim
“Dönecek bir yerim yok” notu kalsın odamın girişinde

Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
Kangren oluyorum, onlar “bahar geldi” dedikçe
Tabelalardan yalanlar süzülürken o kalabalıklara
Şeytanlar artık ıslık çalmıyor içimde

Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
Yoksa neden sığınayım senin o lekesiz gölgene?
Kendi suçlarımı örtmek için bir perde gibi çekerim yüzünü dünyaya
Seni bir ganimet gibi sırtlanırım oysa

Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
Düşmanlarıma inat, sanki bir intikam alır gibi okşarım saçını
Seni sevdikçe bilerim körelmiş dişlerimi, paslı bir bıçak gibi

Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
Bu enkazdan sana bir saray kurma kurnazlığı belki de
Senin o taze ömründen çalıp yamalarım ruhumu
Kendimi kahraman sanmak için uydurduğum

Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
Ölüme attığım bir çelmedir bu, zamana karşı bir tuzak
Ölümü oyalıyorum seninle, kapıda bekleyen alacaklıyı
Seni öne sürüp, arkadan kaçmak isteyen bir korkağım bak

Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
Solumak gece
Terlemek gece
Gece o çıplak ve vahşi hakikate…
Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde

[ŞİİR, İsmet Özel]
partizanlığım dalaşmak istiyor anla
bu sarsak hırgürüyle dünyanın
dalaşmak dalaşmak

Ey Mevsimler, Ey Şatolar (Yeni Tekli)

📁 Kategori: Yeni İşler

Ey Mevsimler, Ey Şatolar’ı dinlemek için tıklayınız:

Tekli Adı: Ey Mevsimler, Ey Şatolar
Neşir Tarihi: 16.04.2026
Söz Yazarı: Özgür BAĞLIYALNIZ & Arthur Rimbaud (Şiir)
Altyapı: Âdem İZ
Miksaj & Mastering: Ersin A., Özgür BAĞLIYALNIZ, Âdem İZ
Sözler:

[ŞİİR, Rimbaud]
Ey mevsimler, ey şatolar!
Deyin kusursuz kim var?

Ben de herkes gibi tuttum
Büyülü mantığı denedim.

Selâm Gal horozuna selâm
Selâm her ötüşünde selâm

Hevesten, arzudan oldum
Görün sıfırı tükettim.

Yedi bitirdi bu büyü beni
Takat komadı, yok etti.

Ey mevsimler, şatolar ey!

Sıvışma saati, yazık
Ölüm saatidir artık.

Ey mevsimler, şatolar ey!

[BENT]
Ben bu ilme inandım, dört işleme inandım
İnsanlara bulandım, dişleriydi porselen
Gülüşleri kromdan, nabızları metronom
Ne sekme ne aritmi, dedim işte sırrı bu!

Akıyordu damardan, şeffaf ve de ılık
Kandım bu zifafa ben, etraftı karanlık
El bastım o kitaba, yonttum ulan etimi
Sabahları onların güneşiyle uyandım

Silinmişti hafızam, aynaydı aradığım
Fakat sanma kendim için, onlardı göreceğim
Yandım, o zehri abıhayat sandım
Yangınıma odun taşıdım, harç çektim mezarıma

Sonra o ses kesildi, bir bıçak gibi göğsümde
Beni ayakta tutan iskelet, meğer çoktan erimiş
Elde var sıfır, cepte var sıfır, ruhta var delik
Tükendi o heves

Şimdi hangi cennet vadeder böyle bir düşüşü
Hangi vuslat paklar bu kapkara gülüşü
Ben o meyveyi kökünden söküp de yemişim
Bir derviş sabrıyla bekledim tükenişi

Herkes şifa peşinde, ben yarayı sevdim
İltihabı öptüm, ilmek ilmek ördüm moruk
Varlığın dar gömleğinden soyunup da üşüttüm
Ölüm dediğim şey gayri bu ömre büründü

[ŞİİR, Rimbaud]
Ey mevsimler, ey şatolar!
Deyin kusursuz kim var?

Ben de herkes gibi tuttum
Büyülü mantığı denedim.

Selâm Gal horozuna selâm
Selâm her ötüşünde selâm

Hevesten, arzudan oldum
Görün sıfırı tükettim.

Yedi bitirdi bu büyü beni
Takat komadı, yok etti.

Ey mevsimler, şatolar ey!

Sıvışma saati, yazık
Ölüm saatidir artık.

Ey mevsimler, şatolar ey!