ONUR DA AĞLAR
Gözlerinin pınarında
Bir bulut,
Boşandı boşanacak
Nerdeyse.
Aklımdan geçenleri
Okuyorsun su gibi.
Dünya gördü
Bizi boğazladılar…
Tutma gözyaşlarını
Onur da ağlar…
Bırak yıkansın gökyüzü,
Lacivert, yeşil, altın
Işıkları günbatının.
İşte şafaktayız gene
Çırılçıplak
Ve mavi.
İşte sanki dağ yeli
Ve işte sanki meltem…
Kimse toz konduramaz
Kesip attığımız tırnağa bile.
Sen en güzel kızısın
Bütün galaksilerin
Bense tözüyüm artık
Akkor tözüyüm
Prometheus’u yakan
Kara sevdanın…
Ne alnımızda bir ayıp
Ne koltuk altında
Saklı haçımız
Biz bu halkı sevdik
Ve bu ülkeyi.
İşte bağışlanmaz
Korkunç suçumuz…

Lübnanlı iş insanı Edmond Khayat, Berlin Duvarı’nın inşasından kısa bir süre sonra şehrin bölünmesini ve duvarı protesto etmek için üzerinde “Humanity” (İnsanlık) yazan yaklaşık 40 kiloluk ahşap bir haçı Brandenburg Kapısı’na doğru sürüklerken. Khayat’ın Doğu Berlin tarafına geçişi komünist sınır muhafızları tarafından engellenmiştir.