Fıkra (Maraş bize mezar olmadan düşmana gülizar olamaz)

türkBayrak hadisesinin ardından Yzb. Andre şehri gezmeye çıkar. Nakıp Caminin musalla taşında uzanmakta olan Aşıklıoğlu Hüseyin’in yanından geçerken kendisine aldırmamasına şaşırır. Birkaç defa tekrar geçer durum aynıdır. Aralarında uzunca bir konuşma geçer. Konuşmanın bir kısmı şöyledir:

Yzb. Andre: “(…) Sizin böyle şeyler düşünmenize gerek yoktur. Ben memleketinizi çok iyi yöneteceğim. Memleketinizi yükseltmek için; yollar, okullar ve hastaneler yaptıracağım. Sizleri zenginliğe kavuşturacağım. Bak bu seyisim de Müslümandır. Kendisine sor. Ben daha önce bulunduğum yerlerde ne kadar iyi muamele yapmışımdır. Türkleri ne kadar sevdiğimi o anlatsın.”

Aşıklı Oğlu Hüseyin: “Hacet yok! O dini bütün bir adam olsaydı senin arkana düşmezdi. Hem biz Adana’da, Osmaniye’de yaptıklarınızı çok iyi biliyoruz. Fırsat bulursanız burada da aynı şeyleri uygulayacağınızdan şüphemiz yoktur. Fakat şunu iyi bilmelisin ki burada sizden ve yandaşlarınız olan Ermenilerden onların da öcünü alacağız. Maraş bize mezar olmadan düşmana gülizar olamaz.”

İktibas Kartı

▼

“Fıkra (Maraş bize mezar olmadan düşmana gülizar olamaz)” üzerine 3 yorum

  1. “Hadi ben çocuklara bir yara göstereyim
    Annemin bilmediği
    Altı çeşit maskesi olan adamlardan korkmalı
    çocuklar silahlılardan değil.
    Altı çeşit maske kandırılması gereken altı
    adam demektir
    Kandırmak çok demokratik bir eylemdir.
    Hadi ben çocuklara bir doğru söyleyeyim hiç duymadıkları
    Kırk gün yas bekleyeyim başlarında
    Himmet eylesin ulular pirler başlarımıza.”
    – Reşit Ulaş (Ya Rahmet Ya İncirlik)

Bir yanıt yazın