ARS GRATIA ARTIS

Arada bir
o karaltıları hortlakları
o kıytırık putları görürdüm, karanlığın orta yerinde
karanlığıma perçinli bir hâlde, orada bir
yerlerde, bir başına, hatta öbür dünyanın da
göbeğinde, laklak eden insanları, o derin
curcunayı ve hayalî ah û vahları, bizi
kesiyorlardı sanki, birimizi, o bendim zahir, o garip bendim
ve ezelden beri ne kadar hayalet, ne kadar canavar varsa gelmiş geçmiş
alayı buradaydı şimdi, dönmüşlerdi işte, o efsanevi canavar çubuklarıyla
tepinip raks etmek için. Dinozorlar ve maymun adamlar, kılıç dişli
filozoflar, çirkin çirkin fink atıyordu zihnimde, yok ulan,
odamın orta yerinde, aklıma sokayım, oradaydılar işte, zihnimde, her yerde!
Nağmeler düzerdim ben de, ışığa hasret, sırtını
karanlığa dayamış duran o orospu çocukları için,
Mırıldanırdım, cehennemden fırlamış bu ateşli kızıl piç kuruları için,
Şarkılar söylerdim, Manastır ezgileri, evet, Keşiş nefesleri
düşüncenin hudut boylarına, her şeyin öte yakasına doğru.
Ve dans ederdi onlar da, ve dans etmeye de devam ederlerdi, dans
eder ha dans eder, kudururlardı bütün gece. İşte ben
böyle şair oldum, merkez koğuşunun o hayaletli gecelerinde
o mosmor o kan kızılı dehşete karşı böyle ozanlığa soyundum. Bu benim
edebiyatla ilk tanışmamdı, ağzımdan dökülüveriyordu,
musallat olan şu hayaletleri defetmek için
o yanık serenatlar. Şiirim, o gün bugündür,
çirkin olan ne kadar bok püsür varsa, kökünü kazımaya yeminli.
Ulan Ronald Reagan, sen ne diye bu işten yırtasın ki?

Amiri Baraka
Mütercim: Özgür BAĞLIYALNIZ

İktibas Kartı

▼